Ey kalbim, bırak artık dünyanın boş hevesini, Son nefes gelmeden duyalım Hakk’ın sesini. El-Vedûd’dan düşen sevda doldurmuşsa özünü, Neden doğruyla yanlışta arayalım izini? Ey ruhum, Simurg gibi düşelim çile yoluna, Kanat açıp varalım bizi anlayan mabed konağına. Kaf Dağı’nın ardında değilmiş sır dediğimiz hakikat, Aynada gördüğün benlik götürür seni vuslatına.
Kalbim sen göklere sevdalısın. Kuşlara meyil edip de yolundan olma sakın.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Alıntı ve iletileriniz için teşekkürler
Elif Çiçek Elif Çiçek Evi Nepal'de kalmış Slovakyalı salyangozdur ruhum... Elif Çiçek Elif Çiçek Salyongozlar sırtında taşır evlerini Evini unutunca başlar insanın gurbeti Küçük bir hayvan bile ister sevilmeyi Unutulunca koparmış canlıların kıyameti Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; Puslu Kıtalar Atlası İhsan Oktay Anar Elif Çiçek Elif Çiçek Sevgilinin hayali aşığı düşlere daldırır Sevgili giderse aşık düşşüz uykusuz kalır O hal şu serçe kuşu nişandır yaradandan Kaf dağına kadar ayrılmayalım o yoldan böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı!  hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Puslu Kıtalar Atlası İhsan Oktay Anar Elif Çiçek Elif Çiçek
Edebiyat

Elif Çiçek

@________1Okur__
·
Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünyanın kendisini hiç görebilir mi?
Göz altların şişmiş...
Sehadetkitap Ekinkitap Kitapstore Simurg kitapevi BKM D&R Yeniçeri kitapevi Kitap sepeti Amazon Odessa Sitelerinde sizleri bekliyor Sipariş oluşturabilirsiniz 📖📖🖋🖋
Mantıku't-Tayr içinde anlatılan Simurg hikâyesi, Doğu edebiyatının ve tasavvuf geleneğinin en güçlü sembollerinden biridir. Simurg bazen Anka kuşu diye de anılır ama özellikle İran ve tasavvuf kültüründeki anlamı daha derindir. Hikâye şöyle başlar: Dünyadaki bütün kuşlar bir gün başsız kaldıklarını fark eder. Herkes dağınık, korkak ve yönsüzdür. Bunun üzerine Hüdhüd kuşu ortaya çıkar. Bilge bir rehber gibidir. Kuşlara der ki: “Gerçek hükümdarımız Simurg var. Onu bulursak hakikati de bulacağız.” Ama Simurg’a ulaşmak kolay değildir. Önlerinde aşmaları gereken yedi vadi vardır. Bu vadiler insanın kendi iç yolculuğunu temsil eder. İstek Vadisi Aşk Vadisi Cehaletten Kurtuluş Vadisi Vazgeçiş Vadisi Birlik Vadisi Hayret Vadisi Yok Oluş Vadisi Yola çıkan kuşların çoğu daha başta pes eder. Kimi rahatını bırakamaz, kimi korkar, kimi aşk acısına dayanamaz, kimi kibirden kurtulamaz. Yani aslında her kuş insanın bir zaafını temsil eder. Uzun ve zorlu yolculuğun sonunda sadece otuz kuş kalır. Sonunda Simurg’un yaşadığı yere ulaştıklarında büyük bir sır ortaya çıkar: Aradıkları Simurg diye ayrı bir varlık yoktur. Karşılarında sadece kendilerini görürler. Çünkü “Si-murg” Farsçada “otuz kuş” anlamına gelir. Yani hakikati dışarıda arayanlar, sonunda onun kendi içlerinde olduğunu anlar. Tasavvufta bu; insanın nefsini aşarak kendini tanıması, hakikate ulaşması anlamına gelir. Bu hikâye yüzyıllardır insanları etkiler çünkü şunu söyler: İnsan bazen ömrü boyunca bir cevap arar. Ama yolun sonunda aradığı şeyin zaten kendi içinde olduğunu fark eder. Bu yüzden Simurg, sadece efsanevi bir kuş değil; dönüşümün, olgunlaşmanın ve insanın kendini bulmasının sembolüdür.