Cevaplar, ancak hazır olduğunda gelir. Daha önce gelmesinin bir anlamı yok, çünkü onları tanıyamazsın. Bir yıl sonra tanışacağın ve hayatını değiştirecek bir adamı şimdi görmenin bir anlamının olmaması gibi. Senin için bir yabancıdır. Tıpkı hazır olmadan gelen cevaplar gibi.
Eğer çocuğun "başkalarına ait fikirlerin kurbanı" olmasını istemiyorsak, onu "tüm fikirleri hatta yetişkinlerin fikirlerini bile sorgulayacak" biçimde yetiştirmemiz gereklidir.
Her insanın derininde kendinden az çok gizlediği, içinde çocukluk dramının aksesuarlarının bulunduğu bir arka odası vardır. Kimseyi sokmadığı bu gizli odasına mutlaka girecek olanlar yalnızca kendi çocuklarıdır.
Aslında bir çocuğun bir duvarın önünde durur gibi kendinden çok daha güçlü iki yetişkinin karşısında durması büyük bir adaletsizliktir; çocuktan babayı anaya, anayı babaya şikayet etme hakkını esirgediğimiz zaman buna "terbiyede tutarlılık" adını vermekteyiz.