Takdir haktır ama, kulun çalışması da haktır.
● Beyler, hasetten coşup köpürdüler de, sonunda kendi sultanlarını bile kınamaya başladılar.
● Senin bu kölen Ayaz'da, otuz adamın aklı yokken, nasıl olur da otuz beyin elbise masrafını alır, bu kadar parayı yer?
● Sultan Mahmud, o otuz beyle avlanmak üzere ovaya, dağlara gitti. ● Sultan uzaklarda bir kervan gördü, beylerden birine; "O kervanın yanına git de.." dedi.
● "Sor bakalım, şu kervan hangi şehirden geliyor?"
● Bey kervanın yanına gitti, sorup geldi. "Rey şehrinden geliyormuş." dedi Sultan; "Peki nereye gidiyormuş?" diye sorunca, cevap alamadı. Bey bir şey söyleyemedi.
● Bir başka beye, pâdişah; "Ey asil bey, git de sen sor bakalım, kervan nereye gidiyormuş?" dedi.
● O bey de, kervanın yanına gitti. Sonra dönüp geldi. "Yemen'e gidiyormuş." dedi. Sultan; "Peki kervanın yükü neymiş?" diye sorunca o da cevap veremedi.
●Sultan Mahmut başka bir beye; "Sen git sor bakalım, yükleri ne imiş?"
● O bey de kervana gitti. Sonra döndü geldi. "Her cins eşya var, fakat çoğu şu Rey'de yapılan kâselerden." dedi.
● Sultan; "Peki bu kervan Rey'den ne zaman çıkmış?" diye sorunca o beceriksiz bey de şaşırıp kaldı.
● Böylece otuz emîrin de, hattâ daha fazlasının da anlayışları kıt, akılları noksan çıktı.
● Bunun üzerine Sultan Mahmud emîrlerine dedi ki: "Ben bir gün ayrıca Ayaz'ımı imtihan ettim." (...)
(...)
● "Kervan nereden geliyor, git sor." dedim; o gitti size sorduklarımın hepsinin cevabını sorup öğrenmiş olarak geldi.
(...)
● Bunun üzerine emirler Sultan'a dediler ki: "Bu bir anlayış, bir zeka işi; bu Allah'ın bazı insanlara lütfu ve ihsânı, çalışmakla elde edilecek bir şey değil."
(...)
● Emîrlerin bu sözlerine karşı Sultan dedi ki: **"Şu hayat mücadelesinde