10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 03:37
Yazar bey kusura bakmayın ama acımasız bir kitap olmuş....Mehmet Durmaz Yüreğim yandııığğ Bu nasıl dehşet bir kitap, hiç vicdanınız yok mu?! Böyle mi olacaktı bu kitap +18 ler okusun bence yüreğiniz dayanmaz maazallah sonra, dikkat edin. Neyse dramayi atlıyorum dehşet-ül vahşet bir kitap, efsanee! Kesinlikle Simyacı ile kıyaslanamaz bile bu daha harika. Bilindik kitaplar, yazarlar övüleceğine biraz da bunun gibi farklı yazarlar da deneyimlesek hiç fena olmaz ... Ahh Kutay Efendi Ahh !!!
İnsiyakMehmet Durmaz · Otantik Kitap · 2021195 okunma
Simyacı Bey
Puan vermedi·192 syf.··
2026 4. kitabı
Simyacı, herkesin hayatının bir noktasında durup “Ben neyin peşindeyim?” diye sorduğu o anlara hitap eden bir kitap. Santiago’nun hazine arayışı aslında dışarıda değil, insanın kendi içinde yaptığı bir yolculuğu anlatıyor. Coelho, bunu sade ama sembollerle dolu bir dille aktarıyor. Kitap boyunca “kişisel menkıbe” kavramı öne çıkıyor. Hayallerin tesadüf olmadığını, evrenin gerçekten isteyen insan için harekete geçtiğini söylüyor. Bu yönüyle motivasyon verici ama aynı zamanda düşündürücü. Bazı okurlar için fazla basit ya da tekrarlı gelebilir; ancak bu sadelik kitabın gücü aslında. Her yaştan ve her ruh hâlinden insana dokunabiliyor. Simyacı, edebi derinlikten çok hissettirdikleriyle ön plana çıkıyor. Büyük cümleler kurmuyor ama küçük cümlelerle büyük sorular sorduruyor. Okuyup bitirdikten sonra insanın içinden “Ben kendi hazinemi arıyor muyum?” diye sorması boşuna değil. Kısacası bu kitap, hayatını sorgulayanlara, yolunu kaybettiğini hissedenlere ve cesaret arayanlara hitap ediyor. Belki bir başucu kitabı değil ama doğru zamanda okunduğunda çok şey söylüyor.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hissetmeyi ve bilmeyi birleştirebilmiş bir kişilik
7/10
·283 syf.··
2025 17. kitabı
Tekrardan merhabaalar:) Bugün 17. kitabımı da okudum. Oğuz Atay'dan okuduğum ilk eserdi. Açıkçası daha önce uzun uzun biyografi okumuş değildim, daha doğrusu biyografi kitabı okumuş değildim. O yüzden benim için iyi bir deneyim oldu. Neyse, incelemeye geçelim. Arkadaşlar bu kitap Mustafa İnan adındaki bir mühendisin hayat yolculuğunu anlatıyor. Kitap, kıyıda köşede kalmış bir eser değil, o yüzden eğer mâlumat elde etmek isterseniz kitap hakkında okuyabileceğiniz birçok yazı bulabilirsiniz. Fakat beni kitapta etkileyen bir yöne değinmek istiyorum. Mustafa İnan, pozitivist biri değil. Özellikle edebiyata olan düşkünlüğü çok kıymetli. Ayrıca kelime tahliline dair her şeyi çok seviyor. Maddede kaybolmamayı ve hayatı her yönüyle yaşamayı tavsiye ediyor bizlere. Anlamaktan ve hissetmekten bahsediyor. Sanki o günden bu günleri görmüşte eksik yanlarımızı tamamlaya çalışır gibi. Mutlaka okunmanızı öneririm. Özellikle storytel'deki beyefendi harika seslendirmiş kitabı. Güncel listem Türk Edebiyatı Okunanlar: 1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa) 2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa) 3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa) 4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa) 5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa) 6. İntibah – Namık Kemal (164 sayfa) 7. Aylak Adam - Yusuf Atılgan (192 sayfa) 8. Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali (250 sayfa) 9. Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem (264 sayfa) 10. Karartma Geceleri - Rıfat Ilgaz (264 sayfa) 11. İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali (267 sayfa) 12. Eylül - Mehmet Rauf (268 sayfa) 13. Yılanların Öcü - Fakir Baykurt (280 sayfa) 14. Bir Bilim Adamının Romanı - Oğuz Atay (283 sayfa) 15. Mücella - Nazan Bekiroğlu (344 sayfa) 16. Gün Olur Asra Bedel – Cengiz Aytmatov (417 sayfa) 17. Aşk -
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Dikkatsiz bir gencin faydasız eyvahı: İntibah!
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Merhabaalarr Bugün listemden 15. kitabı okudum. Listede 15. kitap değil, 15. adet kitabı diyorum. :) Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan İntibah'ı hızlıca bitirdim. Kısa, çok kaliteli bir yazardan çıkmış tatlı bir eser. Edebi dili gayet iyi. Konu sapmıyor ve okurken yazarın olayları çok uzatmadan ama kaliteden de taviz vermeden yazdığını hissediyorsunuz. Kısaca konusu şöyle: Ali isminde 21-22 yaşlarında bir genç var. Mahpeyker adında bir kıza aşık oluyor ve birtakım olaylar yaşanıyor. Ardından bu kızdan ayrılıp Dilâşûb adındaki diğer kıza aşık oluyor. Fakat işler yine kötü gidiyor ve olaylar birbirini takip ederek en nihayetinde hazin bir son yaşanıyor. Çok zamanım yok, hele hele kalitesiz bir esere hiç zamanın yok diyorsan İntibah tam senlik. --- Bu arada listemi buraya paylaşıyorum. Belki benimle beraber ilerlersiniz ve 5-6 yıl sonra bir edebiyat kurdu oluruz. :) Benimle beraber okuyacak arkadaş varsa bana da çok iyi gelir. Bundan sonraki okuyacağım iki eser Bir Bilim Adamının Romanı ile Cevdet Bey ve Oğulları. Daha sonra zaten tatilim başlayacak ve İnce Memed'i okuyacağım. 25 gün falan ayırdım ona. Dünya edebiyatına ise hiç girmedim daha. Bir süre de girmem diye düşünüyorum en azından yaza kadar. Ha bir iki eser aldım ama devamı zor gelir. Bu arada 5-6 yılda bitirmem için (şu an 21 yaşındayım ve hedefim 26-27, en geç 29'a kadar) yılda yine 4 veyahut 5 kitap bitirmem gerekiyor. Kendimize yapabileceğimiz çok iyi bir yatırım diye düşünüyorum. Umarım faydalı olur. *** Türk Edebiyatı Okunanlar: 1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa) 2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa) 3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa) 4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa) 5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa) 6. İntibah –
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2025 26. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 15:35
Gürpınar okuyanlar bilirler, yaşadığı toplumu çok iyi analiz edebilen ve onu eserlerine taşıyabilen bir yazardır. Bu eserinde büyü, sihir, tılsım, efsunla uğraşan ve onlara inananları konu almış. Agop ve Kirkor iki Ermeni genci işinde gücündeyken bir gün yolları Binbirdirek'te Ebulfazl Enveri Bey'le kesişir. Enveri; simyacı olduğunu iddaa eden ve bazı madenleri altına çevirmek için efsunla büyüyle uğraşan biridir. Kirkor ve Agop'ta onun deli saçmalıklarına inanır ve peşinden sürüklenmeye başlarlar. Sonunda Abulfazl Enveri'nin hayal dünyasında yaşadığını aslında onun bu halde olmasını sağlayanların yakın efradı olduğunu anlarlar. Lakin bu durumu Enveri'ye söyleyemezler çünkü ardında bir ölüm tehdidi yatmaktadır. Yazarın Gulyabani ve Cadı kitaplarının sonunda da ailenin işin içinde olduğu ortaya çıkıyor. Yani katil aslında UŞAK Müge Abla demiyor mu hep yakın akrabadan, çevreden çıkıyor yılanın başı. Neyse kitabın sonunda Gürpınar'ın yaptığı yorum çok hoşuma gitti. Şöyle ki: " Hakikatin büyüklüğünü tanımayıp da onunla dost olamayanlar, o kılığa bürünmüş yalanlarla oyalanırlar.( ...) Bugün diyelim ki bir milyon insan arasında ürkmeden hakikati gören ve cesaretle onu bağırabilen kaç düşünür vardır? İşte bu sayı, itirafindan sıkılacağımız derecede azın da azıdır. Bu azınlık bu koca kitleyi nasıl uyandıracak?" Ve kitap şöyle biter:" Bu dünya henüz büyük komik Moliere çağından üç adım ileri gitmedi. Daima üstadın ebedi komedyaları tekrarlanıp duruyor. Yalnız sahnenin dekorları değişti. Tarzlar başkalaştı. İnsanın mayası hep o maya..."
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2023 74. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2023 21:44
"Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır... Bu da gösterir ki, zaman ve mekan, insanla mevcuttur!" Hayri İrdal çocukluğundan beri Saatleri ilgisi olan, okulu ekip Muvakkit Nuri Efendi'nin yanında çıraklık yapan, onu izleyen, dinleyen, sözlerini aklına nakşeden bir insandır. Zaman ve insan üzerine felsefe tadında düşünceleri Muvakkit Nuri Efendi sayesinde kazanır. Fakat Hayri İrdal içindeki cevherin farkında değildir. Zamanını hep yanlış yerlerde, yanlış işlerde, yanlış kişilerle geçirir. Hayatında işleri hep ters gitmiş, halası öldüğünde mirası kalacak diye düşünürken halası yeniden canlanmış, girdiği işlerde dikiş tutturamamış, girdiği cemiyetler yalan üzerine inşa edilmiş, vaktini kahvede ve İspiritizma Cemiyeti'nde geçirirken, geçmişinde mistik bir insan olan Seyit Lütfullah ve simyacı olan Aristidi Efendi yardımıyla kısa yoldan köşeyi dönme beklentisi ile yaşamış. Hayatının belki en kötü evresinde Halit Ayarcı ile tanışması onun için bir dönüm noktası oluyor. Halit Ayarcı onun içindeki cevheri ortaya çıkararak Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün öncülüğünü yapıyor. Enstitü fikri o kadar ilgi çekici, farklı ve iddialı olunca başarı kaçınılmaz oluyor ve daha önce Hayri Bey'i arayıp sormayanlar etrafında bir bir ortaya çıkmaya başlıyor. İşin ilginç yanı bu Enstitü gerçekten lazım mıydı burasını düşünen kimse çıkmıyor. Halit Ayarcı adeta herkese bir rol biçiyor ve insanlar bu role bürünüp hayatına devam ediyor. Bu oyuna ayak uyduruyor. Sahte bir oyun olarak gören Hayri Bey ise bu kadar şaşaaya ve hızlı gelişen yeniliklere ayak uydurmaya çalışıyor. Hiç yoktan uydurulan Şeyh Ahmet Zamani Efendi de insanlara yeni bir şey uydurup verdiğimizde onların bunu kabul etmeye ne kadar da hazır olduklarını gösteriyor. Mübarek ismiyle anılan bir ayaklı saatin ise Hayri
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma