Osmanlı topraklarından gelen Araplar, Arjantin'e Türk pasaportlarıyla giriş yapmışlardı. Onun için Arjantinliler, Araplara, Müslümanlara "Los Turcos" yani "Türkler" derler.
''Bize anlatıldığı gibi Selçukluların Orta Asya'dan direkt Anadolu'ya girdiğini sandık yıllarca. Ortadoğu'yla hiç işimizin olmadığını ,Yavuz Sultan Selim Mısır seferine çıkana kadar Arap dünyasıyla hiç iletişime geçmediğimizi düşündük ya da düşünmemizi istendi! Halbuki değil Suriye,Irak,Filistin,Mısır,Arabistan hatta Büyük Selçuklunun orduları Yemen'e kadar gitmiş ve oraları yönetmişlerdi.Sistemli bir şekilde o coğrafyalarla bağlarımızın üstü örtüldü.Şu son Suriye savaşı sırasında halkımızın bu konudaki hafıza kaybı ayan beyan ortaya çıktı ; ''Suriye ve Irak Türkmenleri mi? Onlar da nereden çıkardınız! ?'' yorumlarını hepimiz duyduk maalesef .Aslında Ortadoğu Türkmenleri bizim Büyük Selçuklu bakiyelerimizdi. Biz unutmuştuk!''
''Bir defasında Sultan Melikşah Nizamiye medreselerini kötüler, okulların masraflı olduğundan, yılda 300 bin dinar civarı masrafları bulunduğundan, bu parayla nice savaşların kazanılabileceğinden dem vururlar. Sultan, Nizamiyelerin masraflı olup olmadığını öğrenmek amacıyla Nizamülmülk’ü çağırır ve durumu sorar. Aldığı cevap kulaklara küpe niteliğindedir:
Sultanım, ordunuza bu meblağın çok daha fazlasını harcıyorsunuz. Ancak bu askerlerin okları bir milden öteye gitmez. Oysa ben size öyle manevi bir ordu hazırladım ki onların duaları ok gibi arşa ve Allah'a kadar ulaşır.
Bu sözler karşısında son derece hislenen Melikşah kıymetli vezirine, hâzinelerinin okulların emrinde olduğunu beyan edecektir.''
891 yılında bir seyyah, Bağdat'ta yüzden fazla halk kütüphanesinin bulunduğunu kaydeder. Onuncu yüzyılda Irak'taki Necef gibi küçük bir şehrin 40 bin cilt kitabı vardır. İslâm dünyasının öteki kutbunda, Müslüman Ispanya'da, Kurtuba'daki Halife Hakem'in 10. Yy da 400 yüz bin ciltlik bir kütüphanesi vardır. Oysa bundan 4 yüzyıl sonra, Bilge, yani bilgin olarak ünlenen Fransa Kralı 5.Şarl ancak 900 kadar kitap cildini bir araya getirebilmiştir. Bu arada Kahire'deki Halife Aziz'in kütüphanesinde 6 bini matematik ve 18 bini felsefe kitabı olmak üzere 1 milyon 600 bin cilt eser bulunuyordu.