Ah, insanlar niçin her şeyi anlamıyorlar? Beş dakika, on dakika, yarim saat kendilerini unutsalar, kendilerini karsilarindakinin yerine koysalar tam onun gibi- fakat eksiksiz ve tam - onun gibi duysalar, herşey ne kadar yerli yerinde olacak. Hayır! İlla ki ziddiyetler, öfkeler, yanlış anlaşmalar,
kıskançlıklar, inatlar, şüpheler, hakim olmak arzuları...
İnsanın azınlıkta olması, tek kişilik bir azınlık olması bile, deli olduğu anlamına gelmiyordu. Bir doğru vardı, bir de doğru olmayan; doğruya sarıldığın zaman, tüm dünyayı karşına bile alsan, deli olmuyordun.