GEL EVE DÖNELİM / SUAT DERVİŞ
Kitabı okurken arka kapak, dip not ve Karin Karakaşlı'nın “Şevkiye-Gülten’in Üçüncü Doğuşu” başlıklı yazısında dikkatimi çeken yerler oldu, not aldım. Bunları paylaşmadan yorum yazmak istemedim. Notlarım:
Son Telgraf, 27 Ağustos - 6 Aralık 1950, 102 tefrika. ( Bilmeden romanı 73. doğum gününde okumaya başlamışız. ) Ayrıca 'Katip Benim, Ben Katibin' adıyla 16 Ekim 1964 - 10 Mart 1965 tarihleri arasında 143 tefrika olarak Her Gün gazetesinde ufak düzeltmelerle yeniden tefrika edilmiştir. (Dip not, sayfa 7) Neden Derviş, 14 sene sonra adını değiştirerek tekrar yayınladı? Küçük düzeltmeler olsa da, güncellese de adını değiştirme sebebi neydi? Acaba bu kadar üretmeden sonra duraklama dönemine mi girmişti?
Suat Derviş’in 1950 ve 1964 yıllarında iki defa tefrika edilen bu eşsiz romanı, gariptir ki, yazarı tarafından bile hiç anılmamış. Oysa okuyunca göreceksiniz, Suat Derviş’in en önemli, değerli ve dikkat çekici metinlerinden biri. (Arka Kapak) Yazarın, eserinin adını anmaması, tekrara düştüğü, adını değiştirdiği için mi? Yoksa daha özel bir sebebi mi vardı?
"Şevkiye, namı diğer Gülten, Suat Derviş'in bugüne kadar saklı kalmış karakterlerinden biri. Hem de bir değil iki kez gün yüzüne çıkmış olmasına rağmen... Ancak ne tuhaf ki Behçet Necatigil, 1967'de 'Türk Edebiyatında İsimler Sözlüğü'nün dördüncü baskısı için kendisinden bir biyografi istediğinde yazar, hazırladığı listede pek çok romanının yanı sıra bu kitabından da bahsetmemiş. Ne ilk ne de ikinci ismiyle." ( “Şevkiye-Gülten’in Üçüncü Doğuşu” - Karin Karakaşlı ) Bu ifadelerde sanki tezimi doğruluyor gibi. Yazar, edebiyata katkıdan çok geçim derdiyle tekrara düşerek yazdıklarını unutmak isteyerek adlarını anmıyor gibi geldi bana.
O dönemde genellikle kırık aşklar üzerine yazan