İnanç aydınlığı ve inkar karanlığı arasında yüzyıllardır süren savaşı tüm detaylarıyla ele alan bir kitap. İnanmanın insana sağladığı huzurdan ve inkarin insana verdiği huzursuzluktan bahsediyor. Bölüm bölüm ilerleyen kitap insana okuma kolaylığı sağlıyor. Bilgi verirken sıkmadan,uzatmadan ayetlerle beraber açıklayarak ilerliyor. Okuması rahat ve anlaması kolay bir kitap. İnanan insanların sahip olması gereken tüm iyi özelliklerden bahsediyor. İnkar edenlerin ise nasıl bahaneler arkasına saklandıklarıni tüm gerçekliği ile gözler önüne seriyor. Sonunda ise kimsenin kacamayacagi ahiret gününden bahsederek kitabı sonlandiriyor. Benim dış kapak, tasarım ,yazı puntosu ve sayfa sayısı olarak beğendiğim bir kitap oldu. Tavsiye ederim.
Alıntılar :
Çünkü insan inandığı gibi yaşamadığında yaşadığı gibi inanmaya başlıyor.
Sınanmayan hiçbir insan yoktur. Kimi zaman varlıkla kimi zaman darlıkla, kimi zaman şerle kimi zaman hayırla.
Eğer Rabbinizin sürekli sizi görüp gözettiğini biliyor ve hissediyorsanız O'nun emirlerini uygulamak size zor gelmez. Ne kadar zorluk olursa olsun buna katlanırsınız.
Ama hiç kimseden ümit kesilmez... Hiç kimsenin de garantisi yok.. Niceleri yolculuğa geç başlar ama pişmanlık ve samimiyetiyle öyle yol alır ki yıllardır yolda olanları geçebilir.
Sen bir imtihandasın. Bu imtihanda hayırla sınandığın gibi şerle de sınanıyorsun. Sevdiğin şeyler başına geldiği gibi sevmediğin şeylerle de karşılaşıyorsun. Senin ilk ataların Adem ile Havva'nın şu yeryüzüne ayak bastığı zamandan bu zamana kadar geçmişi hızlıca bir düşün. Sıkıntı, zorluk çekmeyen tek bir insan var mı? Peygamberlere bir bak. En büyük sıkıntıları onlar çekmedi mi? Senin bir ayrıcalığın mı var ki sıkıntısız bir hayat beklentisi içerisindesin ?
Ey insan, yol yakınken, can kuşu tende iken gel