"Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü doldurn hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?"
"- Ben razı olmuyorum! Bu saraydayım, etrafımda bana bağlı askerler ve artık bana ait olan bir şehir var. Sonuna kadar savaşacağım ve ölürsem de bir sultan gibi öleceğim.
- Sultanlar nasıl ölüyar acaba? Zehirlenerek, boğularak, boyunlarına yağlı urgan dolanarak! Veya loğusa yatağında! istediğin kadar şatafata gömül, insanlık halinin sefaletinden kurtulamazsın."
Sayfa 143 - Yapı ve Kredi Yayınları , Cihan ve Hayyam·Kitabı okudu
"Zaman zaman bu dünyada bir adam kalkar,
Şişinerek: işte buradayım! der.
Kısa bir düş boyunca sürer zaferi,
Ölüm gelmiştir bile ve: işte buradayım! der."