Eğitim kimi yetiştiriyor?
8/10
·220 syf.··
2026 552. kitabı
Bir matematik öğretmeni olarak Dünya Okulu’nu büyük bir merakla okudum. Salman Khan’ın eğitim sistemine getirdiği eleştirilerin önemli bir kısmına katıldım. Özellikle bütün öğrencilerin aynı hızda öğrenmek zorundaymış gibi kabul edilmesi, bir konu tam anlaşılmadan diğerine geçilmesi ve sonunda oluşan bilgi boşluklarının yıllarca görmezden gelinmesi üzerinde düşünmeye değer noktalardı. Kitabın en sevdiğim yanı, eğitimi sadece notlar ve sınavlar üzerinden değerlendirmemesiydi. Her öğrencinin farklı öğrenme hızına, farklı güçlü yönlere ve farklı ihtiyaçlara sahip olduğunu hatırlatıyor. Aslında çok basit görünen bu fikir, mevcut eğitim sisteminde çoğu zaman göz ardı ediliyor. Salman Khan’ın anlattıkları bazı yerlerde fazla iyimser gelse de, eğitimin daha adil ve daha ulaşılabilir olması gerektiği fikri oldukça değerli. Özellikle teknolojinin doğru kullanıldığında eğitimde fırsat eşitliğini artırabileceğine dair görüşleri dikkat çekici. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey şu oldu: Belki de mesele öğrencilerin yeterince iyi öğrenememesi değil, onlardan aynı zamanda ve aynı şekilde öğrenmelerini beklememiz. Eğitimle ilgilenen herkesin, özellikle de öğretmenlerin, üzerinde düşünerek okuyabileceği bir kitap.
Dünya OkuluSalman Khan · Yapı Kredi Yayınları · 20212,047 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 23:57
Aydınlanma'nın getirdiği özgürlüklerin aynı zamanda disiplin sistemlerini de icat ettiğini ileri sürer Foucault. Daha fazla hak ve özgürlük, daha fazla gözetim, sınıflandırma ve kayıt ile aynı pakete dahil olarak gelir. Kazanımlar, yeni yönetme tekniklerinin gelişmesine sebep olarak iktidarın bir şekilde çatlaklardan içerisi sızmasına engel olunamayacağını gözler önüne serer adeta. Kapitalist ekonominin büyümesini bu süreçten bağımsız okuyamayız. Disiplinci iktidarı gerektiren böylesi bir ekonomidir; öngörülebilir, hesaplanabilir, verimli ve yönetilebilir insanlar üretmek için bedenin disipline edilmesi gerekir. Bunu sağlayan ise fabrikalar, okullar, kışlalar ve hapishanelerdir. Foucault'nun iktidarın yasalarla işlediği düşüncesine karşı çıkması, üzerine düşünmemiz gereken bir başka nokta. Ona göre iktidar büyük oranda hukukun dışında, gündelik hayatta işler: Not verme sistemi, performans değerlendirmesi, psikolojik testler, sınıflandırmalar vs. yoluyla disiplinci iktidar işler. Bu haliyle iktidarı yalnızca yasaklayan, ceza veren olarak değil, insanları, kurumları, bilgileri ve normları üreten bir şey olarak görmek gerekir. İktidar biçim değiştirmekte, eskinin cezalandırıcı iktidarı dönüşüm geçirmektedir. Ama bu onun insancıllaştığı anlamına gelmez, yalnızca daha incelikli hale gelir. Modern birey de iktidar tekniklerinin bir ürünü olarak çıkar karşımıza, nitekim neyin normal olduğunu belirleyen de iktidardır. Modern birey, insanları daha faydalı, verimli ve yönetilebilir hale getirmeyi amaçlayan disiplin tekniklerinin ürünüdür. Sınavlar, koğuş düzenleri, modern hapishaneler, bunların hepsi insanları disipline ederek modern bireyi üretir. Hapishanelerin suçu azaltmak için var olduğuna ilişkin inancı reddeden Foucault, asıl amacına ulaşmakta hapishaneleri ve benzer
Hapishanenin DoğuşuMichel Foucault · Ayrıntı Yayınları · 20261,382 okunma
Reklam
Puan vermedi·128 syf.··
2026 46. kitabı
Pasi Sahlberg tarafından kaleme alınan "Eğitimde Finlandiya Modeli" kitabı, küçük bir Kuzey Avrupa ülkesinin küresel ölçekte nasıl bir eğitim süper gücüne dönüştüğünü analitik ve somut verilerle inceleyen, eğitim literatürünün en temel başvuru kaynaklarından biridir. Kitap, standartlaştırılmış sınavlar ve yoğun ödev yükleri yerine; hakkaniyet, güven, özerklik ve çocuk odaklı yaklaşımlar ile kalıcı bir başarının nasıl yakalanabileceğini ıspatlamaktadır. Kitabin üzerinde en çok durduğu kavram "mükemmellik" değil, "hakkaniyet"tir. Yazara göre asıl başarı,en zeki öğrencileri parlatmak değil; geride kalan veya dezavantajlı olan öğrencileri sistemin içine katarak ortalamayı yüksek tutmaktır. Sahlberg kitabın sonunda, eğitimde başarının sihirli ve ani bir formülü olmadığını, bunun uzun vadeli, sabırlı ve politik kaygılardan uzak bir devlet politikası olduğunu belirtir. Eğitimde sürekli inovasyon veya reform peşinde koşmak yerine, mevcut "en iyi uygulamalari" istikrarlı bir şekilde sürdürmenin önemini vurgular. Eğitim sistemini dönüştürmek isteyen liderlerin, hazır modelleri kopyalamak yerine kendi ülkelerinin toplumsal yapısına uygun insan odaklı politikalar geliştirmesi gerektiğini hatırlatır.
Eğitimde Finlandiya ModeliPasi Sahlberg · Metropolis Yayınları · 20181,061 okunma
10/10
·129 syf.··
2026 24. kitabı
Herkese merhaba. Bu kitabı hayatımın çok zor bir döneminde okudum. Benimkisi öyle ayrılık haftası değildi final haftasıydı. Daha önce bir ayrılık yaşamadım o yüzden kıyas yapamayacağım. Çok güzel bir kitaptı. Bu kitap bana "Kilitli Kapılar Ardında" şarkısını o kadar çok çağrıştırdı ki kitabı sadece o şarkıyla dinledim. Eğer hâlâ okumadıysanız benim için okurken bir kere dinleyin. Kitapta eski sevgilisinden ayrılan bir kadının kafasını sakinleştirmek için sevgilisine yazdığı mektuplar yer alıyor. Büyük ihtimal hiç göndermediği mektuplar. Bilmiyorum sanki sevgilisinden ayrılan benmişim de ben mektup yazıyormuşum gibi hissettim. Kitabı daha önce yarısına kadar okuyup yine sınavlar dolayısıyla ara vermiştim. Bu sefer kendime söz verdim bitireceğim diye. Bu sefer sözümü tuttum. İnsan bazen merak ediyor. Birini sevmek, biri tarafından sevilmek nasıl diye. Sonra amannnn diyor. Bizi kim niye sevsin? Eğer bir gün bu konu hakkında fikrim değişirse yine yazarımmm Kitap zaten çok kısa. Her üç dört sayfalık bölümden sonra üç sayfa boşluk var. Çok kolay okunan, çok sevdiğim bir hikaye oldu. Yazarı da zaten çok severim. Ne yazsa okurum dediğim nadir kişilerdendir.
Duygu ve Düşünce
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma
Anadolu’nun Mitolojik Kalbine Yolculuk
Puan vermedi·256 syf.··
2026 6. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:52
Uzun süredir yarım bıraktığım bir kitabı tamamladığım için mutluyum. Sınavlar yüzünden okumaya ara vermiştim; ancak artık yavaş yavaş geri dönmenin vakti geldi. Çok sevdiğim biri bana Azra Erhat kitapları hediye etmişti ve bu eserler rafta sırasını almayı bekleyeli epey zaman olmuştu. Kitabın içinde hem gezip görülebilecek yerleri bulabiliyor hem de buraların mitolojik hikayelerini okuyarak antik kentlerin ruhunu hissedebiliyorsunuz. Açıkçası bu kadar az okunmuş olmasına ve Azra Erhat'ın bu kadar az tanınıyor olmasına çok şaşıyorum. Özellikle genç kızların onun hayatını öğrenmesini ve kitaplarını okumasını tavsiye ediyorum.
Mavi AnadoluAzra Erhat · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2018381 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 3. kitabı
Ayrılış! “Her sabah uyanış,sıradan dünyanın eşiğini aşmaktır.Bir çağrı gelir:içsel bir ses, merhametin ve kırılganlığın yankısı.İnsan,kendi içindeki karanlıkla yüzleşmek için yola çıkar.” Erginleşmek! “Yolda sınavlar vardır:yalnızlık,sabır, bekleyiş. Her karşılaşma bir öğretmen,her yara bir bilgelik olur.Balinanın karnında,sessizlikte yeniden doğar.Kendi içindeki şefkati keşfeder, kırılganlığını güç kaynağına dönüştürür.” Dönüş! “Artık geri döner:sıradan dünyaya ama sıradan olmayan bir kalple. Yanında taşıdığı armağan,merhametin sözü ve şiirin ışığıdır.İnsan, yolculuğunu başkalarıyla paylaşır;çünkü kahraman,yalnız kendisi için değil,tüm insanlık için dönüşür.” -“Kırılganlık,yolculuğun en güçlü zırhıdır.” “Her sabah,sıradan dünyanın kapıları aralanır. Bir çağrı gelir:içten bir ses,merhametin ve kırılganlığın yankısı. İnsan,alışılmış düzenin güvenli kıyılarından ayrılır. Arkasında tanıdık sokaklar,bildik yüzler kalır; önünde ise bilinmeyen bir yol,sessiz bir davet vardır. Mentor, bazen bir kitapta,bazen bir şarkıda, bazen bir dua cümlesinde belirir. O ses der ki: ‘Kendi içindeki ışığı bulmak için karanlığa adım atmalısın.’ Sevgilerimle
Kahramanın Sonsuz YolculuğuJoseph Campbell · İthaki Yayınları · 20171,178 okunma
Reklam
Reklam