"Tepedeki ormanı kesen şirket altın çıkaracakmış, hem de siyanür denen zehirle. Bu meret suyumuza karışıp hepimizi kanser edecekmiş."
Sonra hep bir ağızdan konuşuyorlardı: "Buraların kendisi altın zaten, havası suyu altın."
"Dağları delmeye ne lüzum var?"
En çok acı çekebilecek durumda olanlar, incinmeye en çok müsait olanlar: Aşklarını verip de geri alamayanlar, onlar da birbirlerinin isimlerini söylerler.