Ya güneş bulutların arasından bir görünüverip tekrar yağmur bulutunun arkasına saklandığı için her şey gözümde soluklaşıyordu, ya da gelecek yaşamım olanca sevimsizliği, sıkıcılığıyla bir anlığına gözümün önüne gelmişti: Kendimi on beş yıl sonra yaşlanmış, ama şimdiki gibi aynı odada, aynı yalnızlıkta, yanımda da yıllar boyunca zerre kadar akıllanmayan aynı Matryona’yla görmüştüm.
Çünkü biz insanlar böyleyizdir. Önemli konularda nazik, düşünceli hatta merhametli, planlarımızı yaparken cesur ve atılganızdır, ancak başkası söz konusuysa, o kişinin yardımımıza muhtaç olduğunu bilsek bile aramızdaki o ince çizgiyi aşmaya karar vermekte güçlük çekeriz, cesaretimiz kırılır, aciz kalırız.
Bir kez daha gördüm ki sonsuzca kaba şakalar yapan hakikat, en yaratıcı yazardan bile cesur olduğu için, en eğlenceli şeyleri buluyor, hiç çekinmeden olağanüstü olayların yanına komik unsurları, kaçınılmaz insani olayların yanına da şaşırtıcı olayları koymaya cesaret ediyordu.