Sıradan Okur

Sıradan Okur
@sinemiskamer
7/10
·154 syf.··
2025 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2025 01:53
El kitabı şeklindeki bu kitap ince ve kolay okunan, Bertrand Russel'ın kişisel görüşlerini her zamanki sistemli, derli toplı, dağılmayan dağıtmayan, gereksiz sözcük kullanımına girmeyen, sade üslubuyla aktaran bir anlatı. Gorki'den Ana'yı okuduktan sonra Rus devrimine, Sovyet Rusya'ya merakım arttı, tesadüf kütüphanede görünce de iyi bir başlangıç olabileceğini düşündüm, öyle de oldu. Komünizm sizin desteklediğiniz bir siyasi formsa bu kitaptan hoşlanmayabilirsiniz çünkü Russel o İngiliz kibarlığı ama değişmeyecek katılığıyla kitabının pek çok yerinde defaatle aba altından sopa gösteriyor ve bu sistemin İngiltere'ye uymayacağını, hiç boşuna aklınızı karıştırmayın, tadımızı kaçırmayın dercesine anlatıyor. Aslında en büyük iddiası olan tarafsız gözlemciliğin hakkını verdiğini söylemek gerek bence, çünkü fikirlerini iyi ayırıyor ve temellendiriyor. Üstelik bolşevizmi hem bir teori olarak hem de mevcut SSCB'de gözlemlediği pratiği olarak ayrı şekillerde ele alıyor. Böylece bolşevizme örneğin mevcut pratiğinde iyi yapılamıyor olsa da aslında farklı bir uygulamayla şöyle başarılı olabilirdi diye fikirler geliştirerek hakkını veriyor. Russel bu ziyareti ve çalışmayı 1920lerde yapmış, kendisi de 70 yılında vefat etmiş, yani SSCB'nin dağılışını görmedi ama Bolşevizmin 20lerdeki teori ve pratiğinin 90lardaki dağılmaya sebep olabilecek yönlerini görüp tahlil edebildi. Russel bana hep soğuk, mesafeli ve katı gelir. Ama tavrında ve düşüncesinde tutarlı ve yerleşik olduğu, bu nedenle bir konuya onun açısından bakmanın çarpık, dağınık ve muğlak bir yerden değil de sağlam, çerçevesi belirli ve nazar ettiğini açıkça gösteren bir pencereden bakmak demek olduğu da doğrudur. O nedenle Bolşevizm hakkında kafa karıştırmayan, açık bir başlangıç kitabı okumak isterseniz bu kitap kolay
Bolşevizmin Pratiği ve TeorisiBertrand Russell · BGST Yayınevi · 201643 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Öncelikle bu kitabın bir roman değil öykü kitabı olduğunu söyleyerek başlamalı. Kitaba adını veren Arkadaş da ilk öykü. Gorki elbette ki çok önemli ve döneminin tüm Rus yazarları gibi de harika bir yazar. Ancak belki roman değil öykü olduğu için bana yazarın kabiliyetleri biraz "koştur koştur" veriliyormuş gibi geldi. Sanki şöyle diyor kendine: "her zamanki gibi hem keskin zekamızı, hem siyasi görüşlerimizi, hem insana dair incelikli gözlemlerimizi hem de bunu tahlil etmede Allah vergisi kabiliyetimizi ve hassasiyetimizi işe koşacağız, ama bir romanın ilk bölümü kadar vaktimiz var." Yani bu nedenle her şeye dokunulmuş ama derinleşmemiş gibi. İlk öykü Arkadaş örneğin, bir yol arkadaşını anlatıyor. O arkadaşın anlatıcıyla aynı duruma düşmesi, yola çıkmasının nasıl'ı, neden'i yahut sonrasında başına neler geldiği önemli değil (öykünün sonunda yazar da bizzat böyle söylüyor) önemli olan bu Arkadaş'ın şahsı ve şahsındaki felsefesi. İyi ama Kazancakis bunun için bir roman yazmıştı, bize kendi Arkadaş'ını, Zorba'sını koca bir kitapta anlatmıştı. Ve biz de çok sevinçliydik, Zorba'yla özdeşleşecek, ona hayranlık duyacak, yer yer onu haksız çıkaracak vakti de buluyorduk. Öyküde ise bu mümkün olmadı, o zaman akıcılık da yitti, merak unsuru da. O nedenle tavsiyem hali hazırda Gorki "fanı" değilseniz, başyapıtı Ana'ya,biyografik üçlemesine ya da detay değil vuruculuk olsun diyorsanız, biraz da alışkınsanız tiyatro metinlerine bakmanızı öneririm. İçiniz Rus öykücülüğü çekiyorsa da Çehov'umuz bizi bekliyor.
ArkadaşMaksim Gorki · Akvaryum Yayınevi · 20112,996 okunma

Sıradan Okur

, bir kitabı yarım bıraktı
Maksim Gorki
7.6/10 · 2.996 okunma

Sıradan Okur

, bir kitap okudu
7/10
·154 syf.··
6 günde okudu
·
2025 8. kitabı
Bertrand Russell
7.6/10 · 43 okunma

Sıradan Okur

, bir kitap okudu
10/10
·224 syf.··
3 günde okudu
·
2025 7. kitabı
Magda Szabo
8.5/10 · 5,4bin okunma