Ne kadar hevesli olursan ol, karakterinin kaderin olduğundan ne kadar emin olursan ol, elektrik lambasının sahte neşeli parlaklığında, saatin yüksek sesli tiktaklarının eşliğinde yapayalnız odandayken, ne geçmiş ne gelecek, hiçbir şeyin gerçek olmadığına dair çıplak ve acı gerçeğin farkına varmaktan kendimi alıkoyamam.
Anlıyor musunuz? Bir yerlerde biri, beni azıcık da olsa anlıyor mu, azıcık da olsa seviyor mu ? Bütün çaresizliğimle, ideallerimle, her şeyimle hayatı seviyorum.
Ama bu çok zor ve öğreneceğim daha çok, çok şey var.
Galiba zaman zaman deliriyorum.