Kitaba tam anlamıyla bayıldım. Çok uzun zaman olmuş böyle içimi ısıtan, kalbimi yumuşatan bir kitap okumayalı. Görülmek, duyulmak, insanın kaç yaşında olursa olsun içindeki çocuğa temas edebilmesi ne kıymetli bir şeymiş meğer. Her şeye rağmen yaşama, hayata, filizlenmeye devam edebilmek ne büyük bir nimetmiş. Kitabın hayli duyarlı bir ruhun kalemiyle yazıldığı benim de alıntılarını yaptığım bazı cümlelerden bellidir diye düşünüyorum. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ancak ara ara kitaplarını okumaya karar verdim. Bir film izlemiştim bu kitabı okurken. "Bir yerde acı çekiyorsan yolculuk zamanı gelmiştir." diyordu. Bir kitabın okunması için kişinin hayatında belli bir zamanı olduğunu düşünmüşümdür hep. Bir seyahat sonrası bu kitap, bu film ve bu söz öyle etkilediler ki beni. Belki de kendimi yola atmamın bendeki iyileştirici etkilerini fark ettim böylelikle. Özetle kendini yolculukta keşfetmiş, hayatının iplerini orta yaşlarında eline alan bir kadının filizlenmesinin, büyümesinin hikayesiydi. Bitirirken kitaptan bir alıntı daha yapmak istiyorum:
"...en çok aklını toparlaması icap edenler seçiyor galiba bu yolu dedim kendi kendime..."
"Yol herkese bir nebze iyi geliyor sanırım."