Çoğunlukla aşk, uzun bir arkadaşlıktan sonra filizleniyor. Romantik çekimi kıvılcımlandıran, kimi zaman sevgilinin dış görünüşü, kimi zamansa muhteşem, sevilesi mizacı ya da iki kişiyi derinden etkileyen ortak bir deneyim oluyor. Hoşlanma doyurucu bir aşka, bir evliliğe evrilebildiği gibi, yıkıcı, ıstıraplı bir ilişkiye de dönüşebiliyor. Kimi zamansa inceldiği yerden kopuyor. İşte o zaman kafamız karışıyor. Madem ortada sevecek bir şey yoktu, “Ben nasıl oldu da gidip bu değmez insana âşık oldum? Kaçınılmaz yanıtımız şu: “Aşk gözümüzü kör etmişti.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Biri, aşkın eksikliğini hissetmediği bir anda aynı kişi ile karşılaşsa yine de aşık olur muydu yoksa bile isteye hatta ite kaka gelinen bir hâl miydi bu?
Eğer insan aşık olduğu birinin hayalini kurmak istiyorsa, böyle, insanlardan, gürültüden uzakta, ağaçların dallarını içeriye uzattıkları, yüksek tavanlı, aydınlık bir odada uzun zaman yalnız yatmak güzel. Her türlü görev ve sorumluluktan uzak, her şeyi huzur içinde düşünmek, tatlı rüyalara dalmak, bir an gözlerinizi kapattığınızda yatağınızın yanı başına geliveren o güzel hayallerle baş başa kalmak ne hoş olur. Belki de aşkın en güzel, en dingin anları bu insanı kendinden geçiren solgun düşlerdedir.
Sayfa 92 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Annelerinizi bulursanız," dedi kasvetli bir sesle, "umarım onları seversiniz. "
Bu cümledeki korkunç sinizm çouklarda huzursuz birhis bıraktı ve pek çoğu kuşkucu havaya büründü . Yüzlerindeki ifade şöyle diyordu: Buradan gitmek istemekle ahmaklık mı ediyoruz acaba?
Aşık olmak insanın kendisinde eksik olan parçayı bulması demektir, yani diğer yarımızı arıyoruz. Günümüzde çoğu çift terapisti bunu sorguluyor ve birçoğu insanların "tam” olduğunu ve kendilerini tam hissetmek için kimseyi beklemelerine ihtiyaç olmadığını savunuyor.