Hayat sinüs eğrisi gibi.
1000Kitap
Bir bal arısı gibi güzellikler üretelim İnsanların düşünceleri türlü türlüdür, dünyadaki gelişmişlik ve esenlik de bu farklılığa dayanır. Işık Doğu'dan Yükselir-Cuma Vural Rana-Rana Küçük bal arısı arkadaşı minik arıya seslendi bak dedi çiçekler türlü türlüdür dünyadaki papatyada farklı gelişmişlik sümbülde ise farklı bir esenlik vardır işte bizimde görevimiz Rabbimizin istikametinde dosdoğru olmak güzel çiceklerden güzellikleri toplayıp insanlara faydalı olmaktır eğer biz arılar fikir çiçeklerinden söz ağaçlarından yeterli şifayı ilacı devşirip toplayabilirsek insanlarda o gelişmişlik ve esenlik seviyesine ulaşabilecek arılar ürettiğimiz ballar insanlara fayda getirecek insanlarda biz bal arılarına bakıp kavgayı değil paylaşma ve çalışmayı öğrenecekler diyordu bilge arı ve küçük arı kovanının içinden çıkarak hepsi farklı bir çiçeğin üzerine kondular Allahım topladıklarımız insanlara şifa olsun onlara çalışanın berekete kavuşacağını öğretsin diyerek dua ediyorlardı bu küçük bal arılarının yaptığı dünyadaki her güzelliği bir çiçeğe insanların faydalanması gereken bir ağaç dalına benzetebiliriz arı suresindede bildirildiği gibi Rabbinin yolunda yürüyen en güzel gelişmişlik ve esenliğe kavuşur Gazi Atatürkün dediği gibi Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Fikirler, top ve tüfekle öldürülemez o halde bir bal arısı gibi fikir ağaçlarının üzerine konalım güzellikler üretelim İlminizi Allah yolunda kullanın "İlim adamına yakışan körü körüne geçmişte yapılanlara muhalefet etmek olmadığı gibi, onları körü körüne taklit etmek de değildir. Aklı, tecrübeyi kullanarak, ilmi araştırmalar yaparak gerçeklere ulaşmaktır." İbni Nefis Işık Doğu'dan Yükselir Cuma Vural Merve Şengül Merve Şengül Uyandığım zaman takvimden bir sayfa çevirdim ve tarih 1689
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Onlar ki vakarını muhafaza ederler
Insanın en kıymetli sermayesi olan vakit ve en mahrem sığınağı olan haysiyet, maalesef günümüzün sanal dehlizlerinde hoyratça harcanmaktadır. Sosyal medya denilen bu uçsuz bucaksız meydan, nefsi terbiyeden geçmemiş ruhlar için bir ego panayırına dönüşmüş vaziyettedir. Hakikati arayan ve nesil yetiştirme derdiyle dertlenen bir münevver zihin için, bu mecrada şahit olunan bazı manzaralar, ruhu muazzep eden birer vakarsızlık vesikasıdır. Bilhassa hanımefendilerin, kendi aralarındaki o nezih ve latif üslubu uluorta paylaşıp gayriciddi sembollerle süsleyerek sergilemeleri, iffet ve vakarın ruhuna taban tabana zıt. Daha evvel tesadüf etmediğim, bu mecrada gördüğüm laubali ifadeler ve ciddiyetten uzak görsel emojiler, özellikle 🤭 şunu görmeye tahammülüm yok. Bu hafif hareketler vakarı zedeler. Zira vakar, bir müminin en kıymetli zineti ve en muhkem örtüsüdür. Ruhun güzelliği ancak haya perdesi arkasında parlar; aksi takdirde ahseni takvim üzere yaratılan insanın, bu ulvi makamı ucuz kelimelerle zedelemesi hazin bir düşüştür. Bir diğer gördüğüm ve uygun bulmadığım konu ise hayır kisvesi altında yapılan kitap çekilişleridir. #291596711 İnfakın bir edebi, hediyenin bir nezaketi vardır. Şov yaparak, yorum toplayarak veya adres bilgilerini paylaşmaya mecbur bıraktırak yapılan bir eylemde samimiyetten bahsetmek mümkün müdür? Bir kitap, bir münevver için ancak kütüphanesinde yerini bulan veya en sevdiğine emanet edilen bir ruh parçasıdır. Infak gizli ve edeple yapılır; yorum toplayarak şov yapmak samimiyetsizdir. Bir kitabın kütüphanede ikişer tane olması, ancak aynı zihin yapısına sahip iki şahsiyetin evliliği neticesinde kütüphanelerin birleşmesiyle anlamı geliyor, birkaç istisna harici aksini düşünemiyorum. Kitap çekilişi gibi ulufe dağıtma
Duygu ve Düşünce
Sinüs, kosinüs, tanjant...
Kafelerde veya bekleme salonlarında gördüğümüz şu bol resimli, muhtemelen pahalı, göz atmalık kitaplardan değil. Ama yine de sayfaları şöyle bir karıştırıp eski ders kitaplarından alıntılanılan şekillere, geçmişte kullanılan öğretim araçlarının fotoğraflarına ve diğer resimlere bakmanızı sağlayacak kadar görsel cazibesi olduğunu umuyorum :)
Matematik
Aşkı anlayamıyorum.
Aşık mıyım? Hayır. OKB hastası mıyım? Evet. Yani birini takıntı da ediyor olabilirim. Disleksili miyim? Evet, genel bir öğrenme sorunum var. "Aşk" kelimesi bana soyut geliyor. Anlayamıyorum. Sürekli olan bir sinüs taşikardim var. Bir de çekingenim. İki farklı adam olsaydı ikisinde de aynı kalp atışı yüksek seviyede olabilir. Anlayamıyorum bu yüzden aşkı. Ama bir sınır koydum. En yüksek kalp atışım 130. Eğer bir adam bunu bir gün 140 yapabilirse aşık olduğumu düşünüyor olabilirim. Ama ya heyecansa? Hiç kesin değil. Ne kadar sürecek ya bu? Sonra birini düşünmek sürekli? Düşünüyorum ama bu bağımlılık gibi oluşan bir OKB belirtim de olabilir kısa süreli. Kim lan aşk? Kim bu? Kafa karışıklığı resmen bu! "Kimyasalların oyunudur"diyorlar. O kişiyi biz seçtiysek ve kimyasallarla kendimizi ya kandırdıysak? Aşk matematik gibi. Anlamıyorum.
1000Kitap
Disleksili biri aşkı nasıl anlar?
Aşkı sürekli olan sinüs taşikardisi ile karıştıran biri fiziki belirti olarak nasıl anlar? Sonra biri sürekli düşünmek mi? Çok garip çünkü insanlar için bu geçici bir durum da olabilir. Eski sevgililerimi de arada düşünüyor ve aralarından geçiş yapabilirim. Mutluluk mu? Kimyasalların oyunu. Aşk kim? Nerede hani? Ben elimde tutamadığım şeyi nasıl bilebilirim ki? Hislerimi elimde tutup gözlem edemem. Biri bana aşkı anlatsın. Bilmiyorum.
1000Kitap