8/10
·284 syf.··
2026 46. kitabı
Maceramız kaldığı yerden devam ediyor. Adli tıp uzmanımız Soner, Savcı Volkan dan gelen telefonla yine bir karanlık olaylar zincirinin başlangıcı olan cinayet haberi alır. Kitapta karanlık takıntılar,intikam,manipülasyon, adalet arayışı,gerçekler,insan duygularının sembolik kullanımı,insan psikolojisi gibi temalar işlenmiş.Yazarın dili genel olarak akıcı ve sade. Yazarın detayları kullanış biçimi özellikle başarılı. Cinayet sahneleri rahatsız edici olmasına rağmen gereksiz bir vahşete yaslanmıyor; aksine psikolojik gerilimi besleyen unsurlar haline geliyor. Bu yüzden kitap boyunca sürekli bir tedirginlik hissi eşlik ediyor.Çözme ve anlama atmosferi hakim oluyor.Teknik adli tıp detayları kullanılsa da bunlar hikâyeyi boğacak düzeyde değil. Okurken sadece sayfaları çevirmedim; karanlığın içinde yavaş yavaş yürüdüğümü hissettim.Roman, klasik bir seri katil hikâyesinin çok ötesine geçerek insanın en temel algılarına dokunuyor. Katilin kurbanlarından aldığı şey yalnızca hayatları değil; onları dünyaya bağlayan duyuları. Bu fikir bile tek başına kitabın ürpertici atmosferini kurmaya yetiyor. En sevdiğim yönlerinden biri, olayların sadece suç ve gizem ekseninde ilerlememesi oldu. Karakterlerin geçmişleri, korkuları ve çözmeye çalıştıkları sırlar hikâyeye farklı katmanlar ekliyor.İlk kitabı Kırmızı Ritüel'e yapılan atıflar ve olayların birbiriyle olan bağlantıları, Savcı Volkan'ın ve Soner'in sabrını nasıl sınıyorsa, bizim de bu akıl almaz cinayetlerin ardındaki gerçeği çözme isteğimizi aynı ölçüde körüklüyor. Her yeni ipucu ise cevaplardan çok daha fazla soru doğurarak merakı sürekli canlı tutuyor. Psikolojik yönü güçlü ve son sayfasına kadar merak duygusunu canlı tutan polisiye romanları seviyorsanız, bu kitap sizi uzun süre etkisinden çıkaramayabilir.
Beş Duyunun KasabıCihangir Işık · Theseus Yayınevi · 202625 okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 09:53
"Sparta Altınları", tarihin derinliklerine gömülmüş sırların peşinde soluksuz bir yolculuktu. Clive Cussler ve Grant Blackwood, olay örgüsünü öylesine ustalıkla kurmuş ki her bölüm yeni bir gizem, yeni bir tehlike ve yeni bir ipucu ile hikâyenin içine daha fazla çekiyor. Yüzyıllardır kayıp olduğu düşünülen Sparta hazinesinin izini süren kahramanlar, geçmiş ile günümüz arasında kurulan bağ oldukça etkileyiciydi. Başkarakterler cesaretleri, zekâları ve kriz anlarında verdikleri kararlarla öne çıkarken; karşılarındaki karakterler hırsları ve çıkarları uğruna her şeyi göze alabilen yapılarıyla hikâyedeki gerilimi artırıyor. Karakterlerin yalnızca maceranın bir parçası olmaması, aynı zamanda insani yönleriyle de işlenmesi romanı daha inandırıcı kılıyor. Yazarların anlatım tarzında ayrıntılı araştırmanın izleri açıkça görülüyor; tarihî bilgiler, arkeolojik sırlar ve aksiyon sahneleri dengeli bir şekilde harmanlanmış. Betimlemeler ne fazla uzun ne de yetersiz; okuyucunun olayları gözünde canlandırmasına imkân tanırken tempoyu da düşürmüyor. Özellikle geçmişin gizemleriyle günümüzün tehlikelerini bir araya getiren yapıyı başarılı buldum. Sayfalar ilerledikçe merak duygum hiç azalmadı ve kitabın sonuna geldiğimde yalnızca bir hazine avına değil, insanın bilgiye, güce ve keşfetme tutkusuna dair etkileyici bir serüvene tanıklık ettiğimi düşündüm. "Sparta Altınları", tarihî gizem ve aksiyon türünü sevenler için sürükleyici, tempolu ve akılda kalıcı bir okuma deneyimi sunuyor.
1000Kitap
Sparta AltınlarıClive Cussler · Altın Kitaplar · 201161 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Göğe Kadar Sen Kitap Yorumum
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
“Beklemekten yorulur mu insan sence?” dedi usulca. ‎ ‎“Yorulur.” dedi Menekşe. “Ama seviyorsa vazgeçmez.” ‎ ‎“İşte ben yorulmam.” dedim kararlılıkla. Gözlerim Menekşe'ninkilerle buluştuğunda sesim neredeyse bir fısıltıya dönüşmüştü. “Ben beklemeyi de severim. Sonunda o varsa, o yola da tamamım…” ‎ ‎Merhabalar canlarım. 🩷 ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere daha önce platform üzerinden büyük bir keyifle okuduğum, basıldıktan sonra da elime alıp aynı heyecanla yeniden okuduğum o kitapla geldim. ‎ ‎Gizem Toprak'tan Göğe Kadar Sen ile sizlerleyim. ‎ ‎Dağhan İdris Tüfekçi, yıllar önce kalbinde paramparça bir aşk ve cebinde, daha doğmadan sevdiği kadın tarafından aldırıldığına inandığı bir bebeğin ultrason fotoğrafıyla çok sevdiği şehri Artvin'i terk eder. Çocukluk hayali olan askerlik mesleğini yapmak için Iğdır'a gider ve tam yedi yıl boyunca Artvin'e geri dönmez. Üstelik bir daha dönmemeye de kararlıdır. ‎ ‎Ta ki çok sevdiği amcasının ölüm haberini alana kadar… ‎ ‎Bu haber hem onu derinden sarsar hem de geçmişinin hâlâ çok sıcak olduğu o şehre geri dönmek zorunda bırakır. ‎ ‎Ancak Dağhan'ı sadece bir cenaze değil, yıllar önce geride bıraktığı bir kadın ve inandığı bütün gerçekleri altüst edecek bir geçmiş bekliyordur. ‎ ‎Zülal ise tam yedi yıl boyunca sevdiği adamı beklemiştir. Onu sadece bir kez görebilmek için cenaze evine gider ama karşısına çıkan kişi, yedi yıl önce bıraktığı Dağhan değildir. ‎ ‎Artık gözlerinde ve kalbinde büyük bir kırgınlık ve soğukluk taşıyan bir adam vardır. ‎ ‎Her hareketi Zülal'i yaralasa da ona her şeyi anlatmak ister. Bu yüzden Dağhan'ı yıllar önce ayrıldıkları ve buluşma noktaları olan Taşköprü'ye çağırır. Fakat Dağhan gitmez. Çünkü Zülal ile konuşacak hiçbir şeyinin kalmadığını düşünmektedir. ‎ ‎Zülal saatlerce bekler ve sonunda geri döner.
Göğe Kadar SenGizem Topak · Dokuz Yayınları · 202661 okunma
10/10
·312 syf.··
2026 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:48
Kitap hakkında neymiş ne değilmiş demek için nereye baksam "ufff sizi ters köşe edecek" yazıyordu. Bunu bilerek okumaya başladım ve en başından beri kafamda kurguladım da kurguladım, aman bu kitabın sonu ne olabilir derken kafamda yeniden roman yazdım. Peki yazdım da ne oldu? "Heee demek bu buymuşşş aaa" dedim... Şimdi kitabın konusuna girmek istiyorum ancak spoiler vermek istemediğim için anlatamıyorum :) kitabın baş kahramanları "Adam", "Amelia", "Robin". Kitapta bu 3 karakterin düşüncelerini ve yaşadıklarına dair geçmişe yönelik anılarını okuyacağız ve bazen aralarda her evlilik yıl dönümlerinde "Adam"a yazılan ama verilmeyen karısının mektuplarını okuyoruz. Baştan belirteyim Robin bir kadın, ben 2-3 bölüm kafamda Robin'i erkek olarak kurguladım sonradan anaa kadınmış dedim. Birde Adam "Prosopagnozi" yani yüz körlüğüne sahip. (Dipnot geçeyim Brad Pitt abimiz de Prosopagnozi) Kitabın yarısına kadar bir şey anlamıyorsunuz her şey yolunda gibi görünüyor, işte çıkmaza girmiş birbirini aldatan, sırrı olan bir çift ve iliskileri bozulduğu için cift terapisinin önerisiyle bir geziye çıkan çiftin anlatımları diyorsunuz ama ilerledikçe işler değişiyor ve taşlar yerine oturuyor. Konu ve kurgu bakımından güzeldi, herkes kendi bölümünde yaşanan olaya değindiği için ikili ilişkilerde olaylara kendi açımızdan bakarken birde karşınızdakinin bakış açısıyla görmemizi sağlıyor diyebilirim. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı herkese tavsiye edebilirim, buna benzer ters köşe denilen Alex Michaelides in Sessiz Hasta kitabını okumuştum onu da tavsiye ederim ama bu kitap kurgu bakımından daha güzel.
Duygu ve Düşünce
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,6bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 44. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:42
Serimizin finali tam yerindeydi bana göre bazı yerler hava da kaldı şimdi Enzo gerçekten aldattı mı yoksa aldatmadı mı bu benim için bir muallak şahsen. Serinin ilk bölümlerin de bol bol komşu dedikoduları minik sırlar gizlenmeler çocukların taşınma sonrası psikolojileri birinin uyum sağlarken diğerinin içine kapanması mili’nin evine sürekli aşık olmadı aşk yaşamasını okudum neyse ki yazar sonunda toparladı gizem ve merakla bitirmemizi sağladı. Bu son kitaba gerek varmıydı bilmiyorum ama yine de okumak keyifliydi.
Hizmetçi İzliyorFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,2bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 42. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:37
Serimiz hız kesmeden devam ediyor. İlk kitabı nasıl bir çırpıda bitirdiysem bu kitapta benim için öyleydi gizem gerilim beklenmedik süprizler temposu düşmeyen bir koşturma kısa bir hikaye olmasına rağmen etkileyici satırlar. Milli'nin yeni işiyle başlayan hikâye, kapalı kapıların ardındaki sırlar ortaya çıktıkça giderek karanlık ve heyecanlı bir hal alıyor. İlk bölüm durağan gitmesine karşın devamından ne olacak hissiyle okumak ve tabi ki ters köşe yazar bu işi biliyor dedirtiyor ben çok geç başladım eğer sizde benim gibiyseniz seriyi bekletmeden bir an önce alıp okuyun.
Hizmetçinin SırrıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20237,4bin okunma