Sevdiğim yaz geldi yine Karıncalar ve sineklerle çıktık yeryüzüne Barbunla lüferle marulla zeytinle Uzaklarda kaldı nisanları basan sis, bun, yağmur Karadeniz'de bir mavi, çocuklar sevinsin diye Şairler sevinsin diye sevdiğim, yaz geldi yine...
Sayfa 2
Edebiyat
​"Ellerini kalbinin üzerine vurarak feryat etti Âdem. Çığlıkları Karadeniz’in hırçın dalgalarının arasına karıştı. Gökyüzü, Güldeste’ye ağladı. Karadeniz’in bütün dağlarının üzerine ağır bir sis bulutu indi."
Adem Yılmaz
Alıntı
Reklam
En sevdiklerimden...
Gözlerine yağan kar kirpiğinde buz olur Bakışların sis gibi çöker omuzlarıma Gözlerim gözlerine değince sonsuz olur
Şiir
Yaşamımız,yasak olduğuna inandığımız ya da tırmanacak kapasitemizin olmadığını düşündüğümüz zirvelerle doludur,ne var ki yolumuzu bulanıklaştıran sis yalnızca baktığımız gözlüklerin üzerindeki buğudan ibarettir. Gerçekte imkansız olan şey,onu zihnimizdeki bir etiketle bağdaştırdığımız için,gözlerimizin önüne yanıltıcı bir filtre koyduğumuz için ortaya çıkar.Zirveye giden yola çıkmadan önce, sanki onun o göz alıcı parlaklığını sönük bir kristale dönüştüren bu tarz "imkansız" fikirlerden arınmamız gerekir.
Sayfa 42·Kitabı okuyor
Alıntı
"Geçer elbet geçmez sandığın acı. Dünya benden sonra avutur seni muhakkak."
Sayfa 210 - Everest Yayınları
Alıntı
"Biz ki hiç sarılamadık doyunca. Bir kere bile uyumadık dünyada yan yana. Bir kere bile doymadım sana. Seyretmedim yüzünü bir uykuda. Adımdaki sırılsıklam yağmurda üç defa yürü yalınayak. Kavuşmaktan çoktan geçtim. Bir sarılıştaki titrek nefe­sini dinlet bana. Bir sabahı karşılayan mırıltını dinlet. Gerinmene cevap veren eklem seslerini dinlet. Boynunu kaşırken çıkan sesi dinlet. Gözlerini ovduğunda yüzüne yayılan o büyülü sesi dinlet. Belki çıkamayız bu ömürden bir daha."
Sayfa 209 - Everest Yayınları
Alıntı
Reklam
Reklam