Marguerite Yourcenar’ın Düş Parası, 140 sayfalık incecik bir kitap olmasına rağmen kolay okunan bir kitap değil. Kısa kısa bölümlerden oluşuyor ama her bölümde farklı karakterler var; üstelik bu karakterler birbirleriyle görünmez bağlarla ilişkililer. Kitabın ana meselesi, karakterlerin hayat hikâyeleri ve bu ilişkiler sürekli iç içe geçtiği için okurken insanın zihni kolayca dağılabiliyor, hatta bir noktada kaybolduğunu hissedebiliyor.
Ben kitabın ortalarında durup kâğıt kalem aldım ve karakterler arasındaki ilişkileri yazmaya başladım. Ancak o zaman hikâye gerçekten netleşti. Bu anlamda okurdan dikkat, sabır ve zihinsel bir çaba talep eden bir metin.
Dil ve çeviri ise muazzam. Arada bazı cümleler bana fazla detaylı ve uzun gelse de, metnin genelinde son derece incelikli işlenmiş bir anlatı var. Yourcenar’ın diliyle kurduğu dünya, zekice örülmüş bir edebiyat işçiliği…
Tüm bu zihinsel karmaşanın sonunda, benim için edebi olarak çok tatmin edici bir okumaydı. İnce ama derin, zorlayıcı ama ödüllendirici bir kitap. Galiba edebiyat zevki tam olarak böyle bir şey.