Okurken beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu John Steinbeck'in Gazap Üzümleri kitabı, gelin detaylarına birlikte göz atalım.
İlk olarak 1939'da yayınlanan kitabın, dünya çapında büyük başarıya ulaşmasında sanırım hikayenin ilginçliğinin yanı sıra, Steinbeck'in anlatımındaki gerçekçiliğin de büyük payı var. Büyük Buhran olarak da anılan ve tüm dünyayı derinden sarsan ekonomik krizin ardından, bankalar ve büyük tüccarlar küçük çiftçilerin kabusu haline gelmiştir. Sanayileşmenin de artması ile tarla ekip biçmekte insan gücünün yerini alan traktörler bu kabusun etkilerini kat kat arttırır. Bankaların ellerinden topraklarını aldıkları halk daha fazla dayanamaz ve kendilerini daha iyi yaşam şartlarının beklediğine inandıkları büyük kente, Kaliforniya'ya göç etmek üzere yollara düşer. Bizler de büyük umutlar ile çıkılan bu göç yolculuğunun acı yüzüne Joad Ailesi'nin yaşadıkları ile şahit oluruz.
Joad Ailesi nesillerdir ekip biçtikleri topraklarından açlık ile yüz yüze kalınca ayrılmak zorunda kalırlar. Uzun zamandır aynı kaderi paylaşan halkın ellerine geçen Kaliforniya'da pek çok işçi arandığına dair ilanlar aileyi açlık ile yüzleştikleri bu noktada bir karar vermek zorunda bırakır ve yola düşerler. Ancak büyük umutlar henüz göç yolunda birer bire büyük hayal kırıklıklarına dönüşmeye başlar bir bir. Önce kaçtıkları açlık düşmez yakalarından, sonra ölüm çalar kapılarını, daha sonra dışlanmışlık hissi, sefalet, hakaretler ve daha niceleri. Aile kavramının mühim olduğu küçük topraklardan gelen Joad ailesi her şeye rağmen bir arada kalmak için büyük çaba sarfederken, bu zorlu yolculukta kendileri ile aynı kaderi paylaşan pek çok insanın da hayatlarını bizlere gösterirler. Peki tüm bu çektiklerinden sonra hayalini kurdukları portakal bahçeleri, başlarını sokacakları