Gülçin

10/10
·147 syf.··
2019 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2019 12:30
Hikayemiz Dimitrios'un yıllar sonra ailesinin göç etmek zorunda kaldığı toprakları, Ürgüp'ü ziyaret etmesi ile başlar. Yalnız gelirken yanına özlemleri, acılar, yarım kalan mutlulukları, anıları da getirir Dimitroios. Bu sırada bir şekilde bir araya geldiği Aziz Güzelgöz sayesinde tanıştırı Mustafa Güzelgöz vasıtası ile bizleri insan azminin bambaşka bir boyutuna sürükler. Bu saatten sonra sahne Mustafa Güzelgöz'ündür. Aslında bir biyografidir bize anlatılan hikaye. İstanbul'un Kartal ilçesinde heykeli de bulunan ve köylere büyük hizmetlerde bulunmuş gerçek bir halk kahramanının hikayesi. Çocuk yaşta kendini kitaplarda bulan Mustafa Güzelgöz, ilerleyen yaşlarında bu aşkını köy köy gezerek insanlara, özellikle de çocuk ve kadınlara da aşılamak aşkı ile yanıp tutuşur. Ancak hem o günün şartları, hem de köy yerinin imkansızlıkları elini kolunu bağlamaktadır onun. Ama insanın içinde bir defa okuma aşkı tutuşmaya görsün, bunu yaymak için önünde hiç bir engel duramaz. Onun hikayesi de imkansızlıklar içindeki mucizeyi aktarır bize. Bir nevi gezici kütüphane kurmuş ve eşek sırtında köy köy gezerek insanları okumaya alıştırmıştır. Bundan sonrası da Mustafa'nın eşek sırtında başardıklarını, köy yerinde insanların kalkınmaya başlamasını anlatır bize kitap. Köy yerlerine kütüphaneler kurmuş, kadınlar ve çocuklar için yeni imkanlar yaratmıştır Mustafa. Bulunduğu bölgenin ekonomik anlamda kalkınmasına da katkıda bulunmuş, adeta bir mum gibi etrafını aydınlatmıştır. Ancak ağaç veren meyveyi taşlarlar sözünün kanıtı misali, Mustafa'nın halk için yaptığı bu hareket bir kesim insanı rahatsız etmiş ve sonrasında başına gelmedik kalmamıştır. Fakir Baykurt mükemmel kalemi ve harika anlatımı ile bize Mustafa Güzelgöz'ün o eşsiz hikayesini anlatır. Kesinlikle
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Reklam
6/10
·92 syf.··
2019 32. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2019 17:25
Geçmişin tozlu sayfalarının arasında şimdiki zamanı arayan bir adamın hikayesini anlatıyor Kamuran Şipal Dua Çiçeği kitabında bizlere. Hikayemizin perdesi kahramanımızın çocukluğundan bir sahne ile aralanıyor. Bir bayram sabahındayız, kahramanımızın belki de hepimizin en naif duyguları hissettiği çocukluğundayız. Havva'yı görüyoruz onun gözlerinden, onun hayranlığını yaşıyoruz hislerinden. Hangimizin yoktur ki çocukken hayran olduğu bir yetişkin? Onunki de Havva işte... Ona olan hayranlığı ile arasına Havva'nın evliliği girince, her güzel hikaye gibi, çocukluk duyguları da yok olur... Tüm bu düş kırıklığını bavulumuza koyup, yetişkinlik dönemine gideriz. Yine aynı naif hislerin kalbinin bir köşesinde alevlenmesine neden olan biri ile tanışır kahramanımız, Fadime ile. Bir aile dostunun akrabası olan genç kız ve aile dostunun küçük kızları arasındaki güçlü bağ, ona tıpkı küçükken Havva'ya hissettirdiklerini hatırlatır. Gün geçtikte çocukluk bavulundan taşan bu duygular, kendini Fadime'ye doğru sürüklenirken bulur. İkili arasında gelişen naif duyguları Kamuran Şipal'in o yumuşacık cümleleri ile okumak da bize düşer. thesittingpanda.com
Dua ÇiçeğiKamuran Şipal · Yapı Kredi Yayınları · 201874 okunma
9/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2020 17:26
Kitabımızın baş karakterleri Ender, Çetin ve Nihal, hikayeyi bize anlatan ise Ender. Aynı evde yaşayan, aynı geçmişi paylaşan iki orta yaşlı insan Ender ve Çetin. Ankara'da atılır dostluklarının temeli. Sonrasında Çetin üniversite için İstanbul'a gelir, Ender ise Ankara'da kalır. Ancak mesafeler onların dostluklarına engel değildir. Her fırsatta kat edilen kilometreler, yazılan mektuplar, yerli yersiz bir anda onlara dostluklarını anımsatan hatıralar ile yılları geride bırakır bu dostlar. Hayat onlara yıllar sonra kaldıkları yerden devam etme şansı verir ve kendi deyimleri ile biri kel diğeri göbekli bu iki orta yaşlı adam, ev arkadaşı olurlar Ankara'da. Ancak hayatın onlara hazırladıkları bir sürpriz vardır. Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen bu iki dost aynı kadına aşık olurlar. Üstelik ikisi için de imkansızın tanımıdır bu genç kadın. Ender içindekilerden yazarak kurtulmak ister ve Çetin için yazdığı bu metinler bizlerin karşısına sıkı bir dostluğun, sımsıcak çocukluk ve gençlik anılarının, imkansız aşkların yoğrulduğu bir kitap olarak çıkar. Bazen Ender'e kızdığım, bazen de okurken kalbimin ortasında inceden bir sızı olmasına neden olan, hem aşkı hem de dostluğu en saf halleriyle okuduğum bir kitap oldu. Şiddetle tavsiye ederim! thesittingpanda.com
Bizim Büyük ÇaresizliğimizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 202010bin okunma

Gülçin

, bir kitap okudu
9/10
·167 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2020 17:26
·
2020 2. kitabı
Barış Bıçakçı
7.6/10 · 10bin okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2020 17:24
Hepsi birbirinden güzel on üç öykü barındırıyor kitap. Her biri buram buram Anadolu kokan bu öyküler yeri geliyor toplumsal düzeni eleştiriyor, yeri geliyor devletin tutumundan dem vuruyor, bazen geçim derdini en acı şekilde yüzümüze vuruyor bazen de imkansız aşklara dokunuyor. Anlayacağınız, muhakkak içinde sizi de anlatan bir tarafları var öykülerin. Tüm öykülerden tek tek bahsetmek yerine, kitapta beni en çok etkileyen "Ayran" isimli öyküden bahsetmek istiyorum. Sabahattin Ali'nin 1938'de kaleme aldığı bu öykünün başkahramanı köylü çocuğu olan Hasan. Hasan üç kardeşin en büyüğü, sırtında en ağır sorumlulukları taşıyanıdır. Annesi evlerinden çok uzak bir yerde hizmetli olarak çalışıp haftada bir, bir kaç saatliğine eve uğrarken, Hasan da her gün saatlerce yol yürüyüp tren istasyonuna gidip, birkaç bardak ayran satıp küçük kardeşlerine ekmek götürme derdindedir. Kendi de çocuk olan Hasan'ın iki küçük kardeşini hayatta tutmak için verdiği mücadelenin öyküsü beni çok etkiledi. Öykü okumayı seviyorsanız, su gibi akıp gidecek bu kitabı es geçmeyin derim! thesittingpanda.com
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,7bin okunma
Reklam