Günümüz siyasetçilerin düştüğü çukur.
Ceza görmemek güvenini sağlayıp keyfince en namussuz suçları işleyeceksin... İşte insanoğlunun düşebileceği en sefil çirkef çukuru...
Tarih tarihçilerin, dincilik din adamlarının, siyaset siyasetçilerin işi olduğu gibi, Türkçülük de Türkçülerin işidir. Tarihe sadakat, dine teslimiyet, siyasi duruşa bağlılık gibi şeyler ne kadar normalse, Türkçünün de Türklüğe sevdası, o derece normaldir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her öğrenci, ailesi ve/veya kendisi ateist veya agnostik bile olsa, okulda din dersini almak zorundadır! Bu derste, felsefede de, bilimde de tamamıyla tartışma konusu olan Allah’ın varlığı, Allah’ın özellikleri, evrenin Allah tarafından yaratılmışlığı, ruhun ölümsüzlüğü, peygamberlik, vahiy, mucizeler, kıyamet gibi birçok iddia, mutlak gerçeklermiş gibi anlatılmaktadır! Hatta sınav sorularında, tektanrıcı dinlerin bu tezlerine aykırı bir yanıt verirseniz, sınavdan ve dersten kalırsınız Felsefedeki ateizm ve agnostisizm kuramı, bu derste kategorik olarak sıfırlanmaktadır! Bu ders, sanki Hume’un, Marx’ın, Feuerbach’ın, Nietzsche’nin, Sartre’ın, Russell’ın, Freud’un argümanları tarihte hiç var olmamış, bu kişiler hiç yaşamamış gibi yürütülmektedir Örneğin Matematik dersi sınavında “2+2=?” sorusuna “4” yanıtını vermek nasıl doğru yanıt vermek için zorunluysa, Fen Bilgisi dersi sınavında “Dünya mı Güneş’in etrafında dönmektedir, yoksa Güneş mi Dünya’nın etrafında dönmektedir?” sorusuna “Dünya Güneş’in etrafında dönmektedir” yanıtını vermek nasıl doğru yanıt vermek için zorunluysa, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde de “Evreni kim yaratmıştır?” sorusuna “Tanrı” yanıtını vermek, “doğru” yanıt vermiş olmak için zorunlu hale gelmektedir! Tabii tek bir farkla ki, buradaki zorunluluk “a priori” veya “a posteriori” bir zorunluluk değil, siyasetçilerin, yöneticilerin, ailelerin, öğretmenlerin yapay bir biçimde yarattıkları fiili bir zorunluluktur; daha doğrusu fiili bir zorlama ve dayatmadır!
giriş
Bu kitap, bir tarih kitabı değildir. Akademik kaygı, konjonktürel uyum, zülfü yâre dokunmama gayreti yoktur. Tarih tarihçilerin, dincilik din adamlarının, siyaset siyasetçilerin işi olduğu gibi, Türkçülük de Türkçülerin işidir.
Sayfa 6
Alıntı
Yoksa İnsanları Korkutmak İçin Bir İdeoloji mi?
Siyasetçilerin ve hükümetlerin ne işe yaradığını hiçbir zaman gerçekten anlamadı. Birlikte yaşamayı mı öğretiyorlar? Toplumu örgütlemeyi diğerlerinden daha mı iyi biliyorlar? Özgürlüğün önündeki engellere mi karşılar?
Sayfa 270 - Domingo Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Müthiş.
Reşit halifelerimizin ikincisi Hz. Ömer bir suikastta kurban gitti. Dinimizin düşmanlarının gık çıkarmasına hiçbir fırsat tanımayan Hz. Ömer ölümüne sebep olan yarayı açan kimsenin Müslüman olmayışından teselli ummuştu. Biz bugün Hz. Ömer'i kâfır sayanların Müslüman zann edilmesiyle hareket eden siyasetçilerin İslâm'la bilhassa münasebettar olduğu kabulünün doğurduğu kâbus içindeyiz.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı