Yanlı medya, kalemini satan yazarlar, koltuğuna yapışan siyasiler, güce âşık ağalar ve liderler yüzünden günbegün ayrıştırılıyoruz, bölünüyoruz, parçalanıyoruz. Ve bu süreç o kadar ağır ve stratejik ilerliyor ki farkına bile varamıyoruz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir duyguyu ne kadar yoğun yaşarsanız, bir gruba ait olmayı ne kadar içselleştirirseniz, özbilinç o denli zayıflar. Zayıfladı da... Körü körüne saf belirleyecek kadar saf olduk.
Yanlı medya, kalemini satan yazarlar, koltuğuna yapışan siyasiler, güce aşık ağalar ve liderler yüzünden günbegün ayrıştırılıyoruz, bölünüyoruz, parçalanıyoruz. Ve bu süreç o kadar ağır ve stratejik ilerliyor ki farkına bile varamıyoruz.
(Bakmayın onların düzenleme dediklerine. Düzenlemek, bölmektir.)
Bu süreçte korporatist zihniyete sahip sivil ve asker bürokrasisinin yanında büyük sermaye gruplarını talepleri bir şekilde dikkate alınmakla beraber, özellikle emekçilerin ve gençlerin taleplerinin taslağın hazırlanmasına hiçbir biçimde yansımadığı açıktı. Sivil toplum örgütleri ve siyasiler, taslağın hazırlanma sürecinden tümüyle dışlandıkları gibi, onu eleştirmeleri de yasal olarak imkânsız hale getirildi.