İnce memed batarken ardından tepelerin… Kendi öznemde bir kaç şey söylemek için 4 ü bekledim. Ben sarı sıcak kitabını aydında okumuştum. Doğu akdeniz coğrafyasına dair hiçbir bilgim yoktu neredeyse. İnce memedi 9 aydır bulunduğum Antepte okudum. Maraş, Antep, Hatay, Kilis Adana gibi yörelerine ait iyi kötü tüm kültürü inatla yaşatan (deprem bile bozamadı) yerlerle ilgili yeni yeni fikir sahibi oluyorum. Onlarla henüz tanışıyorum. Her şeye çok şaşırdığım bir dönemde burada hiçbir şeyin değişmeden geldiğini görüyorum. özet bir bilgi olarak kendime şu notu düşmek istiyorum, “yaşar kemaller okuyacaksan fikren yakınlaşmak için kitapta işaretli yerlerde nefes al.” İnce memed özelinde bu konunun benim için kıymeti büyük. Çünkü Kemal’i okurken; düşündüm, gördüm, yaşadım, kokusunu aldım, dokundum. Üstün bir üç boyutlu yazım var seride. Biraz seyir zevkiniz varsa kitabın betimlemelerini kusursuz bulacaksınız. Konu bazında ise fikrim, Yozlaşmanın buralarda bitmeyip tükenmeyip aynı düzlemde sürmesine üzülsem de, çarpıcı bir anadolu insanı gerçekliğiyle tanışmak bana öğreti kattı. Bu hayatın zorla devletleştirilmiş halkları kendi kisvelerinde sıkıcı hayatın içinde bir parça umut, gurur, coşku bulabilmek için bürokrasi “yalamaya” hala devam ediyor. Güce özentiyle edinilmiş güç, güçle edinilmiş para, parayla edinilmiş özgüvenler, özgüvenlerle edinilmiş yoz ilişkiler… zincir gibi birinden öbürüne esnek geçişli bu insan mentalitesini de çok iyi işlemiş xalo kemal. Dünyanın hiçbir meridyeninde anadolu insanının sosyolojik araştırmasını böyle iyi yapmış bir metin daha üretilebileceğine inanmıyorum. Teşekkür ederim, Işıklar içinde kal