Bilhassa da dünya birbirimizi yediğimiz bir dünya olduğundan beri. İster sembolik olarak ister kelimenin tam anlamıyla, birbirimizi yiyip bitiriyoruz. Geçiş bize daha az riyakar olma imkanı verdi.
“Hiçbir şey söylemek zorunda değilsin.” diyor, “bunu sakın unutma! İnsan çoğu zaman bir şey söylememek için bulunmaz bir fırsatı kaçırır ve tam da bu yüzden mahvolur.”
Lavabonun üzerindeki küçük çatlak ayna, vücudunu parçalara ayrılmış şekilde yansıtıyordu. Sanki bu görüntü büyükçe bir yapbozun parçasıydı, hepimize onu tamamlamak için bir ömür boyu süre verilmişti.
Normallik normal değildi. Olamazdı. Eğer normallik normalse, herkes onu kendi başına bırakmalıydı. Oturup normalliğin kendi kendine devamını seyredebilirlerdi.Ama insanların- özellikle de doktorların- normallik konusunda kuşkuları vardı.