ena

ena
la isla bonita
“Rönesans‘ta Katolik Kilisesinin baskısından doğan bağnazca dinsellik gücünü yitirince, insanlar ruhlarıyla birlikte bir de bedenleri olduğunun; ruhla bedenin birbirine bağlı kaldığının; ruhun yücelmesi için bedenin ille ezilmesi ve acı çekmesi gerekmediğinin; tam tersine, beden ne denli sağlıklı olursa, ruhunda o denli sağlıklı olacağının bilincine vardılar.”
Sayfa 111
Reklam
“Yine yanyana yatıyor, gittikçe artan bir hırsla kazma sallıyorlardı, birkaç vagon daha doldurmakdan başka bir şey düşünmüyorlardı. Bu amansız yarışta insanlıkla ilgili her şey ortadan siliniyordu.”
Sayfa 50
“İyi de, kör olmak ölmek değil ki, Evet ama ölmek kör olmak demekti.”
Körler ülkesinde tek gözlüler baş olur.
“Başkalarından tiksinen, bir insanoğludur, öyleyse hümanistin de belli bir yere kadar başkalarından tiksinmesi gerekmektedir. Ama o, tiksinme ve nefretini dozunda kullanan bilimsel bir insansevmezdir. İnsanlardan, onları daha iyi sevebilmek için önce nefret etmiştir.”
Sayfa 177·Kitabı okudu