Öğretmenimiz, sanki içimden geçenleri anlamış gibi,
-Cumhuriyet kurulduktan sonra kadınla erkek artık eşit olmuştur. Kadınla erkek arasında hiçbir fark yoktur, dedi.
Hiçbir fark olmasını erkekliğine yediremeyen Yaşar,
- Hiç mi fark yok öğretmenim? dedi.
-Yok.
-Küçücük bir fark da yok mu?
Öğretmen sert,
-Yok, dedi.
Yaşar,
-Evet ama öğretmenim, dedi, Kadın Haklarını Koruma Derneği var, oysa erkekler böyle bir dernek kurmamışlar. Annem, Kadın Haklarını Koruma Derneği'ne üye...
Neşe, Yaşar'ın sözünü keserek, hiç ilişkisi olmayan bir şey söyledi:
-Hayvanları Koruma Derneği de var.
Yol boyunca aramızda hep bu konuyu konuşup durduk.
Akşam evde, yemekten sonra oturuyorduk. Babam gazete okuyordu. Elindeki gazetede bir gazino ilanı gördüm. İlanda striptiz yapan kadınların yarı çıplak resimleri vardı.
-Baba, erkekler niye striptiz yapmıyorlar? diye sordum.
Gazeteyi önünden indirip bir süre beni süzdükten sonra:
-Sen galiba oynattın, dedi. Hiç erkekler striptiz yapar mıymış?
-Bugün öğretmenimiz, kadınla erkek arasında fark yoktur, dedi. Fark yoksa erkekler neden striptiz yapmıyor?
Babam,
-Erkek erkektir, kadın kadın... Ne de olsa bir fark var, dedi.
Annem dikişten başını kaldırıp,
-Hem de büyük fark var, dedi. Mesela erkekler bütün gece dışarıda gezebilirler, oysa kadınlar tek başlarına gece yarısından sonra sokağa çıksalar, ayıp... Neden?
Babamla annem tartışmaya başladılar.
Bana öyle geliyor ki kadının kadın olarak, erkeğin de erkek olarak, ayrı ayrı şansları var. Tarihte birçok büyük, önemli kadın var. Acaba onlara, "Erkek olmak ister misiniz?" diye sorulsaydı, erkek olmak isterler miydi? Hiç sanmıyorum. İster kadın ister erkek olalım, kendi kendimizden memnunsak, şanslıyız demektir.