Hala, gençliğin ilkokuldan başlayarak demokrasiye alışması, liseden başlayarak sesini duyurması, üniversiteden başlayarak yönetime ortak olması gereğini kavrayamayanlar var.
Köy Enstitüleri ve Atatürk’ün diğer eğitim kurumları “yeni insan”ı yaratmıştı.
İmam okulları ve dinci-ırkçı kafaların yozlaştırdığı eğitim kurumları da “eski insan “ ı yeniden yarattı.
Atatürk, ulusal ile evrenselin, ulusalcılık İle insancılığın buluştuğu bir devrimci. Amacı Türkiye’nin “kendi kimliği ile” çağdaş dünyada yerini alması.
Atatürk için Batılılaşma bir “amaç” değildi. Sadece bir “araç”tı.
Taklidin her türlüsüne karşıydı. Çünkü, “çağdaşlaşabilmek” için “yaratıcı olmak” gerektiğine inanıyordu.