Yokluğun, sefaletin, vefanın ve vefasızlığın anlamını her bölümde daha net hissettiğiniz, ten renginin, dilin, dinin ne kadar gereksiz olduğunu, hakaretlerin, ötelenmenin, baskının, bir insanı nasıl daha çok azimli hale getirdiğini, insanın ayakta kalması için aslında kimseye muhtaç olmadığını göreceğiniz zorlu bir hayat mücadelesi.
Toplumsal değerlerin olmadığı, sınıf farklılıkların, eşitsizliğin, kimlik karmaşasının tüm eserde hissedildiği, inişli çıkışlı, bir anlatım olmamasına rağmen, tansiyonun hep üst düzeyde, belli coğrafyalarda süregelen zulümüm ve haksızlığın hep var olduğunu bizlere tekrar tekrar hatırlatan Salim'in hikayesi.
Aile üyelerinin çoğunu savaşta bir şekilde kaybetmiş arkadaşlarıyla birlikte toplama kamplarında geçirmiş olduğu günlerde, neden ve nasıl yaşanması, kimilerini pes ettirip intihara sürükleyen, yaşam sevinicini kaybettiren acılarla nasıl baş edilmesi gerektiğini, kendi çektiklerinden ve o günlerde yaşadıklarını örnekleriyle anlatan, insandan insana hayatı anlamanın farklı yollardan geçtiğini, ayrıca bu anlamın o kadar da çok uzaklarda olmadığını, çok zor şartlarda dahi yakınımızda olabileceğini, küçücük şeylerde bile bir dayanak, destek olabileceğini söyleyen, bizlere gösteren bir eser.