...Ve tüm bunların ortasında bir ben kalırım, hiçbir Sevgi'nin evlat edinmediği, hiçbir Dostluk'un oyunlarına almadığı, yüzüstü bırakılmış, zavallı bir çocuk.
Derler ki, Roma-Germen İmparatoru Sigismond, halka nutuk çekerken bir dilbilgisi hatası yapmış. Biri kendisini uyarınca da şu cevabı vermiş: "Ben Roma İmparatoruyum, dilbilgisine de hükmederim." Ve tarihte anlatıldığına göre "super grammaticam" sanı Sigismond'a buradan kalmış. Harika bir simge! Ne olduğunu söyleyebilen her insan, kendi çapında Roma imparatorudur. Fena unvan değil doğrusu; insan olmak, kendini var etmesini bilmektir.
Koku alma duyumda ve bilincimde hayat canımı yakıyor, bütün bunları söylerken tek derdim bunu anlatmak -Eyüp'ün kitabındaki şu çok yalın, çok engin cümleye dilim dönmediğinden: "Ruhum hayatımdan yoruldu!"
Kitap uzerine soylenecek cok sey var ama ben uzun konusmayi sevmem:))
Kahramanimiz Drogo genctir, heveslidir, hayalcidir butun gencler gibi ve inandigi seylere baglanir en ufak umut kirintisina bile...
İnsan hayatinda, ilk gencliginde tutkuyla, heyecanla büyüttügü hayallerinin, hedeflerinin ve bu ugurda feragat/feda ettigi seylerin degerini 30 yıl sonra anladiginda geç mi olur? Gençlik hic bitmeyecekmis gibi..."bir insan ömrünü neye vermeli?"