saliha çalhan

Sıradan bir hayat en iyisi.Onunla savaş , bununla mücadele et derken, sonunda hayatından oluyorsun.
Sayfa 201
Reklam
Umarım kendi başımızın çaresine bakabiliriz ve size yük olmayız , elimiz ayağımız tutarken ve aklımız yerinde ölürüz, geceleri artık bunları düşünüyoruz.
Sayfa 107
Bu "yaralı bilinç" kendisini kaderin kurbanı olarak görüyor. İradesiyle hayatı değiştirebileceğinden hiç emin değil. Ne yaparsa yapsın , onu bir iç sızısı karşılayacak . Bu insanları birleştiren ortak bir öykü var . Onları dinlediğimde pek çoğunun atayurdundan kovulmuş çocuklar olduğunu görüyorum. İnsan başı sıkıştığında çocukluğuna iltica edemiyor ve o güneş altında ısınamıyorsa , bundan özge bir gurbet olabilir mi? Çocukluğumuzda içimize çektiğimiz emniyet hissi, hayatımızın ileriki evrelerinde kuvvetli bir aidiyet ve itmi'nan duygusuna tercüme oluyor. Daha çocukken anne -babalarının gurbetinde yaşayan insanlar, bu hissi bütün bir ömür içlerinde taşıyor ve sürekli varacakları esenlik kıyısını özlüyor.
Sayfa 28
Bazen hayat gizler kendini...Sımsıkı çekilmiş perdelerin ardına saklanan utangaç evlerinde , kapıların ardında, güneşin terk ettiği sokaklarda, o bıyıkaltı gülüşlerde, mühürlenmiş ağızlarda, yüze düşen gölgelerde, ketum yemeklerde, harflerin kıvrımlarımda, kelimelerin dilsizliğinde, sonsuz susuşlarda, hiç düşülmeyen yollarda, hep beklenen aşklarda, hiç beklenmedik sonlarda gizler kendini hayat... Ta ki bir yazar onu bulup çıkarıncaya dek.Ta ki yazar onu bize anlatacınya dek.
Kalk yerine yat.
Hayat bazen bir uyku sersemliğiyle karşılar bizi.Üstümüze bir ağırlık basar, olmayacak yerde uyuyakalırız, tutulup kalır her yanımız.Hep özlemini çektiğimiz bir ses gelip uyandırır sonra, " Kalk , yerine yat" der ve insan bu sesin sıcaklığına tutunur.Ve evet , herkes günün birinde yerini bulur.
Reklam