Hümanizmin ilk dönemlerinde egemen olan içten inanç -ve aynı zamanda güzel, fakat neyazık ki trajik!- yanılgı işte buydu: Erasmus ve onun gibi düşünenler aydınlanma yoluyla insanlığın ilerlemesini olanaklı görüyorlar bireyin ve toplumun yazılar, araştırmalar ve kitapların yaygınlaştırılması ile eğitilebileceğine inanıyorlardı.