Yaşamım dalgalar arasında savrulan bir gemiye benzetilebilir ekselansları. Diyebilirim ki sabırla büyüdüm, sabırla yetiştim, sabırla olgunlaştım, kısaca ete kemiğe bürünmüş sabırdan başka bir şey olmadığımı bile söyleyebilirim.
Bir his var. Bir değişim var. Bir hayat var. Fırtınalar arasında dolanıyorum. Elimde bir fener var, önümü görmeye çalışıyorum. Neden önümü görmeye çalışıyorum? Ben neredeyim? Nereye gidiyorum? Elimde neden fener var? Fırtına çok keskin, tenimi kesiyor. Önüm karanlık, neden aydınlık değil? Yolum kapanmış. Yalnız hissediyorum.