İlke

📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·95 syf.··
2020 5. kitabı
İş Bankası Yayınları'ndan çıkan Gılgamış Destanı'ndan önce bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Muazzez İlmiye Çığ, orijinali nazım olan destanı nesir şeklinde yazarak hem tüm anlatıları birbirine bağlamış hem de daha anlaşılır kılmış.
Edebiyat
GilgameşMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 20131,803 okunma

İlke

, bir kitap okudu
Puan vermedi·176 syf.·
2020 6. kitabı
Anonim
8.3/10 · 7bin okunma
Geliştirilmeli
6/10
·184 syf.··
2020 4. kitabı
Tıpkı yazar gibi etimolojiye duyduğum ilgiden dolayı (ve twitter'da sürekli karşıma çıktığı için) "akademik iddia taşımayan" bu kitabı satın aldım ve okumaya başladım. Amatör bir ilginin derlenmesi şeklinde özetleyebileceğimiz kitabın, bence geliştirilmesi / değiştirilmesi gereken çok tarafı var. - Öncelikle bunun gibi bir derlemeye alınan sözcüklerin daha ilgi çekici olmalarını beklerdim. Siyah sözcüğünün Farsçada esmer anlamına gelen syav'dan, zücaciye sözcüğünün Arapçada cam anlamına gelen zucac'dan, ağız sözcüğünün Eski Türkçe agız kelimesinden türediğini görmek (oldukça tahmin edilebilir olduğundan) beni heyecanlandırmadı. Farklı bir hikayeye sahip olmadıklarından akılda kalıcı da değillerdi. - Sözcüğün etimolojisinden önceki kısa giriş cümleleri de bazen konudan o kadar sapmış ki, yalnızca sayfaları doldurmak için yazıldığı hissine kapıldım. - Açıklama yapılırken sürekli "malum çiçek/bitki/alet..." tamlamaları kullanılmış, bir süre sonra rahatsızlık vermeye başladı. - Özellikle Farsça kökenli sözcüklerin altında örnek olarak günümüz Türkçesinde yeri olmayan onlarca sözcüğün örnek olarak verilmesini de gereksiz buldum. Şeb'den türeyen şebkülah, şebzindedar, şebçerağ gibi asla kullanmadığımız sözcüklerin kökeninin kitapta yeri olmadığını düşünüyorum. - Bazı kısa açıklamaların altında açıklanan sözcüğü içeren beyitlere yer verilmiş. Beyitlerin günümüz Türkçesinde karşılığı da yazılsa daha iyi olur, bu haliyle anlamak çok güç. (Örn: "Dil kim harîm-i kâ'be-i aşkın tavâf eder / Hûnâb-i derd-i hasret içer zemzem istemez") - Açıklama yapılırken orijinal sözcüklerin anlamlarını tırnak içinde yazmak yerine parantez içinde yazmak daha az göz yorardı diye tahmin ediyorum. Ör: Eski Türkçe "bürge" "iyi zıplayan zararlı böcek" kelimesinden türemiştir - Eski Türkçe "bürge"
Kelime KökenMehmet Emin Katırcı · Bilge Kültür Sanat · 2020335 okunma