İnsanları mutsuz eden, aslında hiç sonu gelmeyecek arzular peşine düşmeleri. Bu da menfaatperestlerin , fırsatçıların ekmeğine yağ sürüyor. İyi bilin ki hiçbir şey aşk bile kendi çabamızın ürünü değildir. veren yalnız Allah’ın rahmet elidir. Tekkeler bize gerçek manada nasıl seveceğimizin ve arzularımızın pençesinden nasıl sıyrılacağımızın öğretildiği yerlerdir. Aşkın içimizde yer edip büyümesine mani olan şey sadece bencilliğimizdir. Hep kendimizi görmek ve sadece kendi ihtiyaçlarımızı düşünmektir. Menfaatperestlik budur işte. Her fırsatı sonuna kadar kullanma arzusudur.
Aşk, aşk -karşımızdakinden hiçbir şey beklemeden sadece vererek ve ondan bir şeyi kabul etmesini beklemeden sadece kabul ederek, birbirimizi aşkın tam anlamıyla nasıl sevebiliriz? Çok sayıda şeyh bu soruya hayatlarıyla cevap verdi; onlar âşıkîndendi, aşk karşılığı âşık olmuş değillerdi, ama insanı aşan aşktan öte bir aşkla sevmeyi bilenlerdi…
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Siz buraya Ezel’den gönderildiniz,. Şimdi ise, tek derdiniz, Ebed olmalı. Bu dünyayı dert edinen bu dünyayı alır. Ahireti dert edinen ahireti alır. Ama sizde gururun zerresi kaldıkça hakikatin bâtınına yaklaşamayacağınızı da bilin. Dişiniz ağrıyorsa ya da gözünüzden bir derdiniz varsa ne olmuş yani? Dertlerinizi Allah’la aranıza perde etmekten, onlara O’na kulluğunuza verdiğiniz kıymetten fazlasını vermekten sakının. Hep müteşekkir olun ve bilin ki bu dünyadaki kederleriniz, Allah’ın size bir lûtfudur. Unutmayın ki Kıyamet, güneşin eriyeceği ve insanların, onun yok oluşunun dehşetiyle ve kendi yaptıklarının sonuçlarıyla karşı karşıya gelmektense, yerin dibine batmak için dua edecekleri bir gündür; bir masal değil.