"Düşüp yuvarlanan bozuk paranın peşinden koşarken kelimelerin üzerine basa basa yürümek ne soğuk! Dizlerine kadar gömüldüğün karda yürümekte ne var! Boğazına kadar battığın kelimelerin içinde yüzmek ne soğuk!"
Sonra ağlamaya başladı,saçlarımı okşayıp, "Özür dilerim Clara,"dedi. Yetişkinlerin hayatının -onların kendi gözlerinde bile- ne kadar karmaşık ve tuhaf olduğunu,çocukların anlayamayacağını söyledi.Bazen hayatın tuzaklarla dolu bir kano yolculuğuna benzediğini,kanonun devrilip battığını.Bazen insanın ölmemek için kaçtığını,bazen...
Peki ya ben?Peki ya yetişkinler bana ne yaptıklarını biliyorlar mı?