Hak ederek değil, hırsızlama elde edilmiş ün, sahibine mutluluk vermez; onu ancak hak edenlerin, ona layık olanların yüreğini heyecanla, sevinçle titretir.
Yeter ki gaflet ve cehalet uykusuna yatmış o milli heyecanı, yanardağlar gibi içimizden fışkırtacak yürek yanığını bulalım. Böylece de, yakalandığımız Moskof büyüsünü bozacak tılsımı elde edip, diriliş ve uyanışımızın zaferini, masum gençliğimizin önüne serelim.
Bugün, okumuş yazmış gençliğin, kelime ve mefhum kıtlığı içinde didiklenmiş, seviyesi düşmüş bir dilin enkazı altında nasıl ıztırap çektiği, düşürüldüğü gülünç halin içinde soysuz ve uydurma kelimelerin eteğine nasıl sarıldığı artık inkar edilemez bir hakikattir.