10/10
·336 syf.··
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
ba yil dim!!! katherine center ennnn sevdigim yazarlardan biri artik cunku okudugum iki kitabina da 10/10 verdim cunku bayildim!!! The Bodyguard kitabinda da bu kitapta da kadin bas karakter kadar icten yazilmis ki kendinden bi seyler bulmamak imkansiz, Sadie’nin kendi ayaklari ustunde durma inadinin Joe’ya karsi yavas yavas kirilmasi ve en sonunda yardim istemenin aslinda o kadar kotu bi sey olmadigini fark etmesi, girl you are so me yani ben ne zaman Joe’mu bulucam?? Joe zaten dunyanin en green flag karakteri falan ona asik oldum galiba, ama okudugum iki katherine center kitabinda da kadin bas karakteri daha cok sevdim, bunun da katherine ablamizin anlatiminin guzelliginden kaynaklandigini dusunuyorum, ayrica yazarin en sona yazdigi not romcom en sevdigi tur olan biri olarak o kadar hosuma gitti ki, neden romcom seviyorum sorusunun cevabini en guzel boyle anlatabilirdi yani, uzun lafin kisasi seni seviyorum katherine center
Hello StrangerKatherine Center · St. Martins Press · 2023272 okunma
5/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:02
First of all, it was an easy and comfortable book to read, and it had everything you would expect from a romance novel. The characters constantly running into each other, the male main character always being the one who saves the woman, those moments where the female character is like “I don’t depend on a man, look, I’m strong too,” and the fact that they immediately fell for each other from the very first moment they saw each other — it had all of those things. The girl loving luxury but also having those “I’m not like that” moments was there too. Even the way they acted like teenagers experiencing love for the first time was included. I was expecting something more interesting, especially since the main character was supposedly bisexual, but she basically fell for the first handsome and rich man she saw. I didn’t like any of the characters. Honestly, it was obvious how the ending would go. They were either going to get married or he was going to propose, and that unnecessary breakup scene the author added just to create some drama was so pointless. It was nice to read something that reflected Armenian culture, and the book has an English level that flows easily and doesn’t make the reader struggle too much. But aside from that, I feel like something was missing. It could have been much better. It’s readable, but I don’t think it’s a book that should be taken too seriously. In my opinion, it was just a very light, “snackable” read. İlk olarak okunması rahat bir kitaptı ve bir romantik kitapta bulunacak her şey vardı. Karakterlerin her daim denk gelmesi, çoğu zaman ana erkek karakterin hep kadını kurtarması ve arada benim kadın karakterim bir erkeğe bağlı değil, bakın o da çok güçlü denilen anları ve birbirlerini gördükleri ilk andan itibaren hemen birbirlerine
Our Ex's WeddingTaleen Voskuni · Berkley · 20261 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çok Kurnaz Odysseus
Puan vermedi·504 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 06:58
Ya da polymekhanos, polytropos, polytlas, polytlemon. Çilekeş, akıllı, kurnaz, gezgin, tanrısal Odysseus. Odysseia’yı okumak İlyada’yı okumaktan çok daha kolaydı çünkü Odysseia çok daha akıcı, merak uyandırıcı, sürükleyici bir destandı. İlyada’da bir savaşı (galiba işsizlikten bir dolu erkeğin bir kadın için giriştiği savaş) okurken; Odysseia’da Odysseus’un evine, karısına ve oğluna kavuşmak için verdiği on yıllık mücadeleyi (aslında burada da bir nevi bir kadın için savaş çıkıyor) okuyoruz. Bu on yılda Odysseus sadece devlerle, tanrıların gazabıyla, canavarlarla, seirenlerle savaşmıyor; nefsiyle ve özlemiyle de savaşarak büyük bir sabır gösteriyor. Odysseia ne kadar tanrısal olarak anlatılsa da tüm hatalarını, kibrini, duygusallığını da okuyoruz, erkekler ağlamaz değil yani Odysseus bile ağlar, bu da okumasını kolaylaştıran bir yönü olabilir ki tanrısal sıfatıyla şahlandırılan bir varlığın bile kusursuz olamadığını görüyoruz. Toksik maskülenitenizi bir kenara bırakıp hüngür hüngür ağlayabilirsiniz, bu yolda en büyük destekçinizim. Bambaşka bir dünyanın içine sokması ve hissettirdikleriyle bir roman, hayallerinizde canlanmasıyla bir film. Kitabın önsöz kısmında denildiği gibi: “Odysseia göze görüneniyle film, kafaya değineniyle romandır.” E Christopher Nolan sağ olsun, bizi mutlu edecektir. Filmini de sabırsızlıkla beklemekteyim. Son olarak: Ithaka gave you the marvelous journey. Without her you wouldn't have set out. She has nothing left to give you now. And if you find her poor, Ithaka won’t have fooled you. Wise as you will have become, so full of experience, you’ll have understood by then what these Ithakas mean. Farkındayım hiç yardımcı olmayan bir inceleme oldu, paragrafların bir bütünlüğü de yok. Farkındayım. Kafam da karışık zaten. Neyse yardımcı
OdysseiaHomeros · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,2bin okunma
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
İris ve Roman, rakip iki gazeteci, sadece birisi köşe yazarı olacak. İkisi için de bu pozisyon çok önemli, ikisinin amacı da aynı farklı dünyalardan gelseler de. Köşe yazarı olmak için her şeylerini ortaya atacakları bu rekabette hayatın onlara sunacağı sürprizden habersizler. Serinin ilk kitabı İris'in abisi Forest'ın Tanrıların Savaşı'nda savaşmak için cepheye gitmesi ile başlıyor. Bu gidişin ardından ise İris ve annesinin hayatı eskisi gibi olmayacaktır. Okulu bırakmak zorunda kalan İris gazetedeki işinde çalışırken Roman ile köşe yazarlığı rekabetinde her şeyini vermeye hazırdır. Tıpkı Roman gibi... Roman ise zengin bir ailenin çocuğu. Ancak zıtlıkların birleştirici gücü ikisinin de kaderini yazmaya başlamıştır. İris, cepheye giden abisine ulaşmak için daktilosunda yazdığı mektupları evlerindeki gizemli gardıropa koyduğunda mektupların abisinin eline ulaştığını düşünür. Taa ki mektupların ulaştığı kişi kendisinin Forest olmadığını söyleyene kadar. Gelen cevaptan sonra ise aralarında zamanla kendi hayatlarını, duygu ve düşüncelerini kaleme aldıkları büyülü mektuplaşmalara dönüşür. Tanrıların Savaşı'nı, Roman ve İris'in yaşadıkları ve aşkın gelişini kendisine has kalemi ile aktarmış yazar eserinde. "Bence hepimiz zırh giyiyoruz. Bence giymeyenler aptallık ediyor, dünyanın keskin kenarları tarafından tekrar tekrar yaralanmanın acısını yaşama riskine giriyorlar. Ama bu aptallardan öğrendiğim bir şey varsa o da savunmasızlığın çoğumuzun korktuğu bir güç olduğu. Zırhını çıkarmak, insanların seni olduğun gibi görmesine izin vermek cesaret ister. Bazen ben de senin gibi hissediyorum: İnsanların beni olduğum gibi görmesi riskini göze alamam. Öte yandan zihnimin derinliklerinde bir ses var, bana sürekli, "Bu kadar ihtiyatlı davranarak çok şey kaçırıyorsun," diyor." ( I
Ebedî RekabetRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 20241,224 okunma
Puan vermedi·326 syf.··
2022 104. kitabı
Alman edebiyatının ve dünya klasiklerinin en önemli eserlerinden biridir. Goethe bu eseri yaklaşık 60 yıl boyunca (1770’lerden 1832’ye kadar) yazmış, Birinci Bölüm 1808’de, İkinci Bölüm ise ölümünden sonra 1832’de yayımlanmıştır. Eser, manzum tiyatro (dramatik şiir) formundadır ve geleneksel Faust efsanesini (bilim adamının şeytanla anlaşması) derin felsefi, romantik ve humanist bir yaklaşımla yeniden yorumlar. Birinci Bölüm (“Küçük Dünya”): Yaşlı ve bilge Dr. Heinrich Faust, tüm bilim dallarını (felsefe, tıp, hukuk, ilahiyat) öğrenmiş ancak hayatın anlamını bulamamıştır. Umutsuzluk içinde intiharı düşünür. Bu sırada Mefistofeles (Şeytan) ile tanışır. Tanrı ile Mefistofeles arasında bir bahis vardır: Mefistofeles, Faust’u baştan çıkarabileceğini iddia eder. Faust, Mefistofeles’le anlaşma yapar: Şeytan ona bu dünyada hizmet edecek, Faust ise “an”ı o kadar güzel bulursa (“Verweile doch! du bist so schön!” – Dur ey an, sen o kadar güzelsin!) ruhunu verecektir. Faust gençleştirilir ve Margarete (Gretchen) ile tutkulu bir aşk yaşar. Bu aşk trajik biter: Gretchen hamile kalır, annesini ve kardeşini dolaylı yoldan öldürür, bebek öldürür ve delirerek hapse düşer. Faust onu kurtarmaya çalışır ama Gretchen kurtuluşu Tanrı’da bulur ve ölür. Faust pişmanlık duyar ancak ruhu henüz şeytana geçmemiştir. İkinci Bölüm (“Büyük Dünya”): Daha alegorik, mitolojik ve felsefi bir yapıdadır. Faust, imparatorun sarayında, Helen of Troy ile sembolik birleşmede (klasik-antik güzellikle modern ruhun birleşmesi), büyük projelerde (toprak kazanma, kanal açma) yer alır. Güç, siyaset, ekonomi ve yaratıcılık temaları ön plandadır. Ölüm döşeğinde büyük bir toplumsal proje (denizden arazi kazanmak) ile “an”ı güzel bulur gibi olur ama bu bile tam bir tatmin değildir. Sonunda Faust’un ruhu melekler
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,8bin okunma
8/10
·288 syf.··
2026 13. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:00
I didn’t know much about Arnold Schwarzenegger beyond his movies, so this book was a great introduction to his life. It really showed how disciplined and focused he is, and I found his advice based on real-life experiences very inspiring. I enjoyed reading it and found it very informative.
Be Useful: Seven Tools for LifeArnold Schwarzenegger · Penguin Press · 20234 okunma