#Okudum
#KitapYorum
#GeçmişinYükü
#AyşegülKefeliJones
#Roman
#PerseusYayınevi
#408sayfa
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Perseus Yayınevi'nden çıkmış olan, Ayşegül Kefeli Jones Hanımefendiye ait "GEÇMİŞİN YÜKÜ" isimli romanla geldim.
Çok özel bir kitabı bitirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Herkes kendi hayatından bir parça anı, hüzün, sır, mutluluk, pişmanlık, huzursuzluk, hasret kokusu alacaktır okurken. Bu romanı insanın bir kıyafeti gibi düşündüm. Yani insanlık elbisesi gibi. Geçmiş hepimizin elbisesi çünkü. Her biri başka renk, başka model, başka duruş. Hepimizin terzisi ise kader. Ne yaparsak yapalım kimse verilen yazgının oyunculuğu dışında başka bir oyuncunun kıyafetini giyemiyor. Zira herkes geçmişin'den geleceğine doğru uzanan çetin bir yolda ilerliyor. Sırtında da geride kalan yıllarını taşıyor. Geleceğin izi de geçmişten belli oluyor. Bir film olabilecek bir roman "Geçmişin Yükü". Kitap beş karekteri bölüm bölüm anlatıyor. Okurken her kahraman gözümde kendi kurduğum biçimle şekillendi. Her birinin hayat hikâyesi beni fırtınalı bir denizde yük gemisi misali limandan limana savurdu. Meğer ne yaşamlar varmışta haberimiz yokmuş, biz sadece kendimiz ve çevremizdekilerin ilginç, imkânsız, zor hayatlarına tanık olmuşuz. Oysa ne çileli ömürler var. Bu kitap sizi aile bağlarının, aşkın, korkunun, heyecanın, tuzakların, hasretin, ölümün ve özlemin yokuşuna binbir zorlukla çıkarıp, bir teker misali de çıktığınız tepeden yuvarlanışınıza şahit olmanızı sağlıyor. Ben çok yerde gözlerim yaşlı okudum satırları. Hele baş karekter Zeynep Sofia'nın kendisi ve annesinin babası ve erkek kardeşlerinden gördüğü zulme tanık oldukça, kayıtsız ve çaresiz sadece üzülebildim. Yine hor görülen kadının yeri bir bıçak gibi kalbime oturdu. Düşünün bir kadın ağlamaktan başka bir hayat