1/10
·358 syf.··
2020 60. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2020 00:00
Twisted Pride tartışmasız The Camorra Chronicles'ın en beklenen kitabıydı. Remo Falcone adı ilk geçtiği andan itibaren korku saçıyordu. Twisted Loyalties'i okuyunca da gerçekten zalim, manyak, çarpık zihin yapısıyla korkutucu bir mafya lideri bulacağımıza emin olmuştum. Outfit ve Famiglia bile Camorra'yı vahşi görürken Remo da rolüne cuk oturuyordu... bu kitaba kadar. Gerçek bir psikopat beklerken pofuduk ayı buldum. Yazar sürekli "zalim gülümsemesi", "karanlık kalbi" derken benim tepkim, "Ha, nerede?" şeklindeydi. Remo babası underboss, dayısı Capo olan Outfit kızımız Serafina'yı kaçırıp ipek çarşaflara sardı, her sabah o kendini rahat hissetsin diye beraber koşuya çıktı. Bir kuş sütü eksikti Serafina'nın "hapis" hayatında. Neymiş Serafina'nın ailesine kızlarının zarar gördüğünü düşündürüp korku yaşatıyormuş HA HA HA Serafina... Serafina... Tırnağım kadar sevmedim şu kızı yahu. Güçlü kız havasında takılan acınası şımarık karakter. Outfit'te özgür değilmişmiş. Gianna'da da buna benzer bir sorun vardı. Güçlü, bağımsız olacakken zorlama kaçmıştı. AMA Gianna'nın en azından bir amacı, hedefi, onu fişekleyen bir dürtüsü vardı. Zorba babasının ona bir koca bulup satmasını istemiyordu. Babasının daha sonra Liliana'yı kendisine genç karı almak için yaşı başı geçmiş bir adamla evlendirdiği düşünülürse Gianna haklıydı. En önemlisi Gianna ne kendisinin ne de gelecekteki çocuklarının mafyanın parçası olmasını istemiyordu. Ellerine kan bulaşsın istemiyordu. Peki ya Serafina?? Kızın tüm ailesi onu seviyor. Babası ve annesi kızının üstüne titriyor; ikiz kardeşi canını onun için verir. Babası onun için yaşına uygun, iyi huylu, mevki olarak yükselecek mafya şartlarında harika bir eş de bulmuş. Pofuduk ayımız Remo onu kaçırınca kızımız özgür olmadığını fark ediyor ve Camorra'ya ait
Twisted PrideCora Reilly · Independently Published · 202356 okunma
Mor Yıllar...
9/10
·288 syf.··
2023 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2023 11:49
Renklerin Moru Alice Walker’ın 1983 yılında yazdığı Pulitzer ödülü kazanmış önemini her daim koruyan, müthiş dokunaklı bir roman. Broadway müzikaline adapte edilmiş, 1985 yılında bizde Mor Yıllar adıyla asıl adı ise 𝐓𝐡𝐞 𝐂𝐨𝐥𝐨𝐫 𝐏𝐮𝐫𝐩𝐥𝐞 orijinal adıyla filme çevrilmiş, Steven Spielberg ise yönetmenliğini yapmıştır. Yıllar yıllar önce ilk olarak filmini izlemiştim. Filmi beni o kadar etkilemişti ki ağladığımı hatırlıyorum. Bana göre, film izlemeyi sevenler bu filmi izlemeden gerçekten film izledim diyemezler. Hafızamda yer ettiğinden kitabını da mutlaka okumalıyım diye düşündüm. Kadına odaklı olan, Feministliğin önemli derecede ön planlara çıkarıldığı sayılı filmlerden birisi olarak kitabının kesinlikle daha etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Kitabın konusuna gelirsek 1900'lerin başında, 14 yaşında güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası olarak bildiği kişi tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie'nin yazdığı mektuplardır. Oysa kocasi Nettie'nin mektuplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir. Daha ilk sayfadan Celie’nin uğradığı istismar, kendi ağzından Tanrı’ya yazdığı mektup ile tokat gibi çarpıyor insanın yüzüne. Erkek egemen bir dünyada siyahi olduğu için ayrıma uğrayan Celie’in yaşadıkları o kadar ağır ve utanç vericidir ki, bunu yüksek sesle Tanrı’ya bile söyleyemez, sadece yazarak anlatır. O ağır hayatın içinde insanlık tarihine leke sayılabilecek her tür suç, köleliğin türlü biçimleri, tecavüz, şiddet, çocuk yaşta evlendirme, çok çalışma vardır. Sevgi ile zulüm, inanç ile kötülük
İnceleme
Renklerden MoruAlice Walker · Doğan Yayınları · 20191,079 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Erdemli olmak
9/10
·200 syf.··
2023 45. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2023 12:26
‘Baskı altında ezilen suçsuzluğun intikamını almak, Kaderin sillesi altında yıkılan mutsuzluğun yardımına koşmak insan kalbinin ve yasaların özünü bilen kişinin görevidir’ Küçük yaşta ailesini kaybeden Sofia Tanrıya olan inancını ve başına gelen her ahlaklı davranışının sonucunu acı ile ödeyen genç bir kızdır. Hikayeyi okurken yer yer midemin kalktığını ve daha fazla olamaz dedirten iyiliğin bu dünya için yanlış bir davranış biçimi olduğunu adeta kanıtlamaya çalışmış yazarımız.Dünyanın kurulmasından bu yana ilk insanın ihanetiyle başlayıp bugünlere gelen ; Kötülüğün nasıl hüküm sürdüğünü ustaca ve acımızca gösteren bir hikaye ‘Erdemle Kırbaçlanan Kadın’ üzerine söylenecek çok söz olup, sonrasında sadece düşündüren Roman.
Edebiyat & Roman
Erdemle Kırbaçlanan KadınMarquis de Sade · Oğlak Yayıncılık · 20151,161 okunma
Kendime Notlar
Puan vermedi·592 syf.··
2023 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2023 13:16
Bu yazı bir inceleme değildir. Daha çok kitaptan geriye kalan bilmekte fayda gördüğüm notlardır. Bu nedenle bir akış içinde yüklemi sonda olan cümleler göremeyebilirsiniz. Bu yazıyı daha çok kendime yazıyorum. Meraklısına da iyi okumalar. Kitap Felsefe'nin ilk çıkışını MÖ 6. yy'a tarihliyor. Mitlere karşı doğayı açıklamak amacıyla ilk kez "Doğa Filozofları" denilen bir akım/grup/mefhum ile dini mitlerden ayrılmaktan bahsediyor. Fırtına sözcüğünün Norveç'cedeki Thor olduğunu öğreniyoruz. Doğa filozoflarından geriye kalan bir yazı yok. Yazar o dönemki retorik yani konuşma sanatından bahsediyor. Doğa filozofları, bir "ilk madde"'den herşeyin doğduğuna inanıyor, fakat bu ilk maddeden sonraki doğadaki dönüşümleri anlamaya çalışıyorlar. Örneğin Thales'e göre herşeyin kökeni suydu. Demokritos'a göre atomlardı. Socrates(MÖ 470-399): "Bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir". İlk defa insana odaklanır. Sofistler gibi felsefe öğretmekten ziyada diyologlar şeklinde yazar. Platon(Socrates öğrencisi): İdealar dünyasında olmayan hiç birşey doğada olamaz. Ünlü mağara alegorisi, Aristo : Platon akıl ile idea'dan çıkmaya çalışırken Aristo duyuya yönelir. Doğayı düzen içinde açıklamak ister, sınıflara ayırır. Büyük İskender döneminde (Suriye, Mısır, Makedonya krallıkları) yaşamıştır. Kadınlara yarım demiştir. Aristo ile Platon farkı ; etrafımızdaki dünyayı Platon ideaların yansıması diye görüyordu. Aristo ise bunu tam tersine çevirdi ve insan ruhunun dünyadakilerin yansıması olduğunu söyledi. Gerçekler duyularla anlaşılır dedi. Helenistik Dönem(Roma Dönemi): Temel soru mutluluğun ne olduğu idi. İsa'nın Doğusu: Yahudilik yaklaşık MÖ 1200 dönemine gidiyor. Hindistan'ın gök tanrısı Dyaus 'un Zeus olduğunu söylüyor. Oysa Zeus'un Sümerlerdeki Fırtına tanrısından doğduğuna referans
Felsefe
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma
Puan vermedi·504 syf.··
2023 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2023 00:00
Herkese merhaba. Bir İskandinav polisiyesi olan Tavşan Avcısı, Joona Linna serisinin 6. kitabı. Benim de yazardan okuduğum ilk kitap oldu. Serinin her kitabında farklı olaylar işlense de karakterleri tanıma açısından sırasıyla okumak daha mantıklı bence. Ben son kitapla okumaya başladığım için açıkçası biraz pişmanım. O yüzden en kısa zamanda serinin tamamını edinip baştan okumak istiyorum. Kitapta her şey bir tekerlemeyle başlıyor ve 19 dakika içerisinde ölüyorsunuz. Sofia bir hayat kadınıdır ve gittiği evde korkunç bir cinayete tanık olur. Olay sırasında orada olduğu için polisler ondan şüphelenir ve zorlu bir soruşturma içerisine girer. Polisler cinayeti son derece titizlikle araştırıyorlardır. Çünkü ölen kişi bir bakandır. Olayı çözmesi için hapiste olan eski polis Joona Linna'dan yardım isterler. İlk önce teröristlerin işin içinde olduğu düşünülür ama gerçek bambaşkadır. Joona Linna ve Saga Bauer karşılaştıkları en zor vakalardan birini çözmek için zamana karşı yarışacaklardır. Kitabın başları biraz durağan ilerlese de bu durum çok kısa sürdü ve sonradan kitap akıp gitti. Genel olarak polisiye kitaplarda olan gereksiz ayrıntılar ve uzatılmış kısımlar olsa da dozunda olduğu için sıkılmadan okudum. Katil, kitabın bitmesine son 100-150 sayfa kala açığa çıktı. Bundan dolayı "E şimdi katilin kim olduğunu öğrendik, daha ne olabilir ki?" dedim ama yazar yine de beni şaşırtmayı başardı. Gerçekler ortaya çıkınca tüm taşlar yerine oturdu. Katilin kim olduğunu öğrenince şok geçirdim. Hiç beklemediğim biriydi. Sonlara doğru şüphelendim ama başlarda aklımın ucundan bile geçmemişti. Yazarın kalemini çok beğendim. Akıcı ve sade bir dili vardı. Kitabın kurgusu da bence çok iyiydi. Severek okudum. Okumanızı tavsiye ederim. Sevgilerimle. Not: Lars Kepler, İsveçli Alexandra
Tavşan AvcısıLars Kepler · Doğan Kitap · 2023124 okunma
9/10
·128 syf.··
2022 122. kitabı
Bu çifti çok sevdiğimi her fırsatta söylüyorum. Ama okuyunca fark ettim ki aynı zamanda da özlemişim. O kalabalık altı çocuklu aile daha da güzel geldi gözüme. Lakin her ailede olduğu gibi bu ailede zor dönemlerden geçiyor, bir yandan ufak tartışmalar, didişmeler devam ederken bir yandan da birbirlerine sıkıca sarılıyorlar. Ancak bir gün Jake ve Chelsea biraz daha büyük bir aile için adımlar atmaya karar verirlerse, her yanından bir çocuğun fırladığı bu ev ne hale gelirdi? Şu ankinden daha güzel olacağı kesin. Sonsuz 3.5’uncu kitap ve novella olarak geçiyor. Aslında Sonsuz kitabı Onay’ın devamı niteliğinde diyebiliriz. Jake ve Chelsea’nin yıllar sonrasını okurken bir yandan da seride ki diğer karakterleri de görüyoruz. Stanton, Sofia, Brent, Kennedy’yi tekrar okumak çok güzeldi. Aynı zamanda çocukların büyümüş hallerini okumakta çok keyifliydi.Büyümelerine rağmen sanırım tek değişmeyen şey gürültücü olmalarıydı. Herkesin okumasını ve karakterlerle tanışmasını istediğim bir seri. Mutlaka okumalısınız.
SonsuzEmma Chase · Nemesis Kitap · 2022357 okunma