Ötanazi Okulu serisinin son ve final kitapını bitirdim!!!
Onlara veda etmek zordu. Çok severek ve merakla başladığım bir seriydi. Eğlenerek, üzülerek ve bazende gerilerek okuyordum.
Dördüncü kitabı fazla merak ediyordum. Sıkılmadan, akıcı şekilde okudum. Üzüldüğüm hatta ağladığım bölümler, bazense yüzümde tebesüm oluşturan yerlerde oldu.
Gerçekten severek, heyecanla okudum her bir bölümü.
Seride en eğlenerek okuduğum sahneler Marcus ve Emily'in sahneleriydi. Aşırı eğleniyordum bu ikisinin atışmasını okurken gjxkgdkgd. Marcus gerçekten de bazen gıcıklık yapıyordum. Adam basbaya her kese dava açarak rekorlar kitapına girdi KGKCHLHCLHC. Bazen kalp kırıcı hareketleri oluyordu, bu birazcık rahatsız etmişti. Ama onun haricinde Marcus Bruce rahatlıkla aşık ola bilirsiniz DGLFYKHFLJG.
Drew ve Yeşilin sahneleri ise bazen güldürüp, bazense kalp kırıcı ola biliyordu. Özelliklede Drew'in Yeşile kalbi yüzünden fazla yaklaşamamısa, ikisininde acı çekmesi kalbimi kırıyordu.
Kitapda benim için en üzücü bölüm Sofia'nın mutasyon geçirmiş minik çocuğun olduğu bölümdü. O kadar kötü oldum ki bölümü okurken. Gözyaşlarımı durduramıyordum. Mutasyon geçiren bir canavar olsada, annesini gördükten sonra ki hareketleri. Ölürken bile annesine doğru bakması, Sofianı bayıltırken akvaryumu vurarak ona seslenmeye çalışması, onun için endişelenmesi çok kötü hissetdirdi. Hala hatırlarken gözlerim doluyor.
Venessa yan karakterlerden en sevdiğimdi. Tuhaf bir şekilde üçüncü ve dördüncü kitapda onu sevmeye başladım. Dördüncü kitapda daha çok sevdim. Ama keşke öyle gitmeseydi. Çok haksızlığa uğradı, her kes onu canavar gibi görüyordu. Ama bence kötü biri değildi. Hep ailesi için uğraştı, hepsini korumaya çalıştı. Kendi hayatını hiçe sayarak Yeşili korudu.
Ve ben Venessa'la Ethan'ı shipliyordum,