Düşünen Makineler
Bu kitaba başladığımda gündemi meşgul eden; Robot Sophia ile televizyon programcısı Oğuzhan Uğur arasında geçen bir sohbet vardı. Hatırladığım kadarıyla o sohbette, Sofia "Siz zavallı insanlar," diyerek programda küstahça bir tavır sergiliyordu.
Programın yapımcısı Oğuzhan Uğur ise ekranda cep telefonunu çıkarıp, Sophia'nın tavırlarına aldırmadan, "Evet sizler - yapay zeka- bizden çok daha zekisiniz. Ama unuttuğunuz bir şey var. O da kontrolünüzün bizde olduğu," deyip. Cep telefonunu kapatma tuşundan kapatıp.. Sözde Robot Sophia'ya gözdağı vermişti.
Şimdi düşünüyorum da.. Keşke o programdaki gibi robotları tek bir tuşla ekarte edebilsek..
Günümüzde Ay'a astronot yerine yapay zeka robot gönderiyoruz mesela.. Devasa veri kullanarak kendi kendine öğrenebilen robotlar yapıyoruz. Yeri geliyor bu robotlara banka ve sosyal medya hesaplarımızı kontrol ettirebiliyoruz.
Bizden daha zekiler, kuşkusuz.. Mesela katil zanlılarını bulmak için büyük miktarda veriyi analiz edip karşılaştırabilir.
Videolar izletilerek, eğitebilir.
Resim, beste, müzik yapabilir, oyun tasarlayabilir, duyduğu sesleri ayırt edebilir.
Hızlı karar alıp uygulayabilir, tümörlü bir kanser hücresini ve füze tespit edebilir, icat yapabilirler.
Bana kalırsa.. Robotların yeteneklerini küçümsemesek çok daha iyi olacak.
Düşünsenize robotların küresel ısınmayı durdurduğunu? Ya da ne biliyim? Gökteki yıldızları yere indirdiğini.. Neticede asla bitmeyen öğrenme süreçleri ve güçlü hafızaları var. Neden olmasın?
Peki en önemlisi bu yapay zeka, "insana özgü hayal gücü, duygu ve bilince sahip mi?" Henüz değiller, tabi. Ama çok yakında o da olacak gibi duruyor.
Acıyı hissedemiyorlar. İnsafları yok. Bir savaş meydanında katil robot önüne geleni öldürüyor. Keza İsrail-Filistin savaşında bomba yüklü