9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 72. kitabı
KAHVALTI SOFRASI DEFNE SUMAN 360 SAYFA Hayat ilerledikçe yası tutulacak ne çok şey birikiyordu! Ünlü ressam Şirin Saka'nın 100. yaş gününü kutlamak için ailesi Büyükada'daki evde toplanır. Saka'nın torunları Nur ve Fikret, Fikret'in kızı Selin, Nur'un eski sevgilisi ve gazeteci Burak Gökçe. Elbette evin emektarı, Şirin hanımın sadık hizmetkarı ve çocukluk arkadaşı Sadık Usta'da onlarla birliktedir. Kahvaltı sofrasında biraraya gelir herkes. Burak; hem aile dostu olması nedeniyle hemde bu özel günü gazetedeki sayfasına taşıyacağı bir röportaj yapmak için oradadır. Gerilimli bir sofra olur kahvaltı sofrası. Bir süredir ailenin geçmişini, köklerini araştıran Fikret'in sorularıdır bu gerginliğin sebebi. Ardından Fikret ortadan kaybolur. Bu kayboluşun ardında uzun yıllardır saklanan büyük bir sır vardır ve bu sır ortaya çıkmadan ne Fikret ne de diğerleri huzur bulacaktır. Yazarla tanışma kitabım oldu Kahvaltı Sofrası ve eminim son kitabı da olmayacak. Sayfalarda yorumlarını severek takip ettiğim değerli bir okurun tavsiyesi üzerine almıştım kitabı ve iyi ki okudum dedim bitirdiğimde. Aile sırları, saklanan/saklanmak zorunda kalınan kimlikler, bitmek bilmeyen bir aşk, dostluk gibi pek çok konunun ele alındığı kitapta her bölüm farklı bir anlatıcı ile sunulmuş bize. Sadık Usta, Nur, Burak ve Selin'in anlatımı ile geçmiş ve bugün kısacık bir zaman aralığında hayat buluyor. Ben severek okudum, eğer tanışmadığınız bir kalemse sizlerde şans verin mutlaka derim. Kitapta geçen şarkıları dinledim elbette okurken. Richard Clayderman/Let it Be, Alanis Morisette/İronic, Albinoni adagio not aldıklarım. Ayrıca bir şiirden de bahsediliyor ki yazmadan geçemeyeceğim. SARIL BANA Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ Sevgiler bekliyor sürekli senden. İnsanın bir yanı nedense hep
Kahvaltı SofrasıDefne Suman · Doğan Kitap · 2018550 okunma
Bir sonraki güne kalmış yemek
5/10
·904 syf.··
2025 1. kitabı
Öncelikle frank herbert değil orjinel dune aramaya kalkmadan okumaya başlarsanız daha iyi olur. Yazar olarakda ortalamanı altında mirastan yemiş. Çok güzel bir sofra hazırlarsınızda salatası, çorbasıyla, ana yemek ve tatlısıyla işte bu sofra dune ana serisi sonraki güne kalan ısıtıp sade yediğiniz ana yemekte bu kitap olarak düşünebilirsiniz açlığınızı giderir ama önceki günkü kadar keyifvermez. kitabın tekrara çok düşmüş Butleryan cihadından hemen sonra okudum 300 sayfası önceki hikayeye gönderme yapıyormuş gibi geldi. okurken neden bunları tekrar anlatıyor diye sorguluyor insan. daha çok söylenirimde neyse o dünyayı benim gibi özleyenlerin mecbur okuyacagı bi kitap
Duygu ve Düşünce
Dune: Makinelerin SeferiKevin J. Anderson · İthaki Yayınları · 202487 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·184 syf.··
2025 17. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2025 22:40
Büyük Açlık kitabındaki öykülerde , özgürlükler ülkesi Amerika'daki göçmen sorunları, sınıfsal farklılıkları işlenmiş, kahramanların acılarını, günlük yaşamdan kesitlerini sade bir dille anlatılıyor. Sıradan, pürüzlü, arızalı kahramanlar. John Fante, yalın anlatım dilinden dolayı bizi acılara boğmuyor, arabesk değil. Amerikan Edebiyatında Kirli Gerçekçilik akımı imiş, öyküleri okuduğunuzda akımın tanımı da zihninizde oluşuyor. Bilinç akışıyla yazılmış çoğu öykünün sonunu da açık bırakmış. En sevdiğim hikayelerden bir kaçını not düşeyim: "Kötü Kadın" , hikayesindeki büyük İtalyan ailesinde yaşanan olaylar, dedikodular bize öyle benziyor ki... Gelin adayı hakkında konuşmak, onaylamak için bir araya gelinen, kadınların mutfakta koşturup ravioli pişirdiği , sofra hazırlığı yaptığı kalabalık ev sahnesi ... En çok eğlendiğim hikaye oldu. "Annenin Günahları" , bir annenin kızlarının geleceklerini planlaması, uygun damat adaylarını seçmeye çalışması , bizim kültürümüze tanıdık, eğlenceli bir diğer hikaye idi. "Mama'nın Düşü", kuruntularla, kaygılarla insanın kendini nasıl yıpratabildiğine şahit oluyoruz. "Ölmeden mezara koymak" deyimini anlat deseler bu hikayedir derim. "Toza Sor'a Önsöz", çok bilinen "Toz'a Sor" romanına yazdığı önsözmüş. (Romanın içindeki önsözü ise hayatında ve keşfedilmesinde önemli payı olan Charles Bukowski yazmış.) Özellikle hayatı hakkında biraz araştırma yaptıktan sonra yeniden dönüp okudum ve çok sevdim. Sanki kendi hayatını, kahramanının hayatını, yazarlık serüvenini hepsini bir arada okuyoruz. Toz'a Sor kitabını da listeme ekledim. instagram.com/p/DPdOY0FDDMM/?...
Duygu ve Düşünce
Büyük AçlıkJohn Fante · Parantez Yayınları · 2015322 okunma
10/10
·32 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Yemek seçmedi. Özel istekte bulunmazdı. Ne pişirilirse onu yerdi. Çok yemeyi hem sağlığa zararlı bulur hemde israf olarak bulurdu, en sevdiği sebzeler bamya patlıcan ve bakla idi. Zeytin yağlı yemekler tercih ederdi
Mustafa Kemal Atatürk ve SofraYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018190 okunma
- J.L.B - Düşünce Ustası & Bir Eleştiri Markası
8/10
·253 syf.·
2025 113. kitabı
Önsözler Kitabı Borges'ın otuz sekiz başlıktan oluşan önsözlere dair yazdığı bir “önsözler derlemesi” diyebilirim. Borges önsöz’e dair fikrini "Önsözün Önsözü" bölümünde:) şu şekilde açıklıyor: “Önsöz, üzücü çoğunlukta, sofra başı hitabetiyle kasvetli övgünameler arasında gidip gelir; içinde bolca, sorumsuzca boca edilmiş abartı bulunur, kuşkucu okuma bunları türün geleneği olarak kabul eder.” [s.14] Borges, önsözün salt masa başı sohbetten öte, “eleştirinin bir nevi yan türü” haline dönüşmesini temenni ediyor. [s.15] Klasik yaklaşımdan farklı olarak Jorge Luis Borges’in önsözleri yalnızca kitap tanıtımları değil; eserleri ve yazarları özellikle tarihsel süreç içinde ele alarak isabetli konumlandıran yoğun metinler olarak ortaya çıkıyor. Her önsözde Borges’in geniş birikiminin rehberliğinde yeni yazarlara ve eserlere açılan bir kapıyla karşılaşıyoruz. Kendi ülkesinin edebiyatını da daha tanınmış isimlerle kıyaslayarak tanıtıyor; böylece hem yerel hem evrensel bir bağlam kuruyor. Bu sayede az bilinen yazarlar da okurun zihninde görünür hâle geliyor. Her birini eseriyle edebiyat dünyasında ve tarihi süreçte nerede konumlandığını, temsilini hakkını verir şekilde aktarıyor. Haliyle çok sayıda yeni yazar ve eser not edebiliyorsunuz. (Jose Hernandez, Walt Whitman, Henry James, William Shand, Julien Green, Olaf Stapledon, Emanuel Swedenborg, Macedonio Fernandez vb. araştırmak üzere listeme eklediğim yeni yazarlardan) Borges okumalarında kendimce şöyle bir düşünceyi temel alıyorum: Edebiyat dünyası içerisinde Borges kendine bir düşünce binası inşaa ediyor. İnşaa ediyor diyorum, çünkü bana kalırsa inanılmaz bir “düşünce ustası”. Bu binada o dünyaya ait tüm unsurlar diğer alanlarla birlikte yer alıyor (felsefe, mitoloji, tarih, din, kültür, dilbilim vb.). Okur olarak binasındaki herhangi bir
Edebiyat
Önsözler KitabıJorge Luis Borges · Can Yayınları · 202412 okunma
Peri Gazozu/ ERCAN KESAL
8/10
·198 syf.··
2025 17. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2025 18:57
Geçenlerde Nilay Örnek’le Nasıl Olunur podcast’inde Ercan Kesal’ı dinledim. İlk kez Hükûmet Kadın filminde dürüst bir belediye başkanını canlandırırken görmüştüm onu. Ama hayatını, düşünce dünyasını ve yolculuğunu dinlemek bambaşka bir deneyimdi: Siyasal Bilimler okumaya başlaması, sonra bırakıp tıp okuması, hekim olması, yazarlık ve senaristlik… Daha nice ilginç yolculuk… Podcast’te Peri Gazozu’ndan da bahsetti. Hemen merak ettim, listeme ekledim ve Storytel’e üye olur olmaz bir an evvel dinlemek istedim. İyi ki de dinlemişim. Peri Gazozu, basit görünen olayların, küçük detayların ve gündelik hayatın içindeki insan hallerinin ne kadar derin ve öğretici olabileceğini gösteriyor. Bir tutam tuz, birkaç kibrit, bir gazoz şişesi… Hayatın bize sunduğu küçük armağanları fark etmek ve paylaşmak üzerine… Okurken hem hüzünleniyorsunuz, hem tebessüm ediyorsunuz, hem de insan ve hayat üzerine düşündürüyorsunuz. Hayatın bir sofra gibi olduğunu, sahip olduklarımızı başkalarıyla paylaşabilmenin ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Eğer hayatın küçük ama anlamlı hikâyelerine, samimi ve düşündürücü öykülere meraklıysanız, Peri Gazozu’nu mutlaka deneyimlemelisiniz.
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma