Sokaklarda elimizde şarap şişeleri, Adlarımızın yan yana olduğu kalpler kazımıştık ağaçlara. Modern çağın gereklerine inat, biz romantiktik; biz birbirimizi seviyorduk, biz ayrılmayacaktık, biz arabesktik, biz... Bugün bir abajur aldım sana. Eve geldim. Yatağın hep sol tarafında yatardın. Sol taraftaki başucu sehpasına yerleştirdim onu. Bir ampul taktım. Sarı, soft; hep istediğin gibi. Işığında bir mektup yazdım sana. Teypte Elton John'dan "Sacrifice". Beni terk ettiğini bildirdiğin o telefon konuşması, Gözlerinin gencecik mavisi, Birden başlayan, o telaşla, bütün gece yağan yağmur geldi hatırıma. Nedenini hatırlamıyorum ama ağladım. Yüzüme kapanan ellerin, Yüzümü yeryüzüne karşı perdeleyen ellerin, O okyanus ellerin geldi hatırıma. Tuvalette sarıldım jilete, hasretle öptüm. Ampul patladı. Bir anda alev aldı abajur. Kan ödüldür. Kanımı bu gece dışarı gezmeye çıkarttım. Tenler birbirine düşman, âşıklar birbirine küs. Nedenini hatırlamıyorum ama utandım. Utandım.
Şiir
Ve ayın son kitabıyla karşınızdayım ♡ Masum, soft bir aşk hikâyesi sandım, nereden bilirdim yetişkin içerikli Alıştım kendime, doğru düzgün incelemeden isim için veya kapak için kitap alıyorum. Pişman mıyım? Asla! Abartı şekilde sahneler yoktu. Yetişkin okurlar için demiş ya, bu tarz bir kitaba göre dozundaydı aslında. Ve ben bu çifti çok sevdim. Anlaşmalı evlilik teması karşımıza çıkıyor. Kızımızın (Sylvie) hayatta pek de kaybedecek bir şeyi yoktur. Erkek karakter (Killian) ise hiçbir şeyi takmayan, duygusuz, kaba bir adamdır ve bir malikânede yaşar. Bu koca evi evde gözü olan teyzesine vermemeye kararlıdır ancak bu şekilde zarar görüyordur. Zira epey bir yalnız ve inatçıdır. Kızkardeşi Anna buna bir çözüm bulur. Sylvie ile bir anlaşma yapar. Böylece hem abisi kurtulacak hem de Sylvie ihtiyacı olan paraya kavuşacaktır. Tabii sözleşmenin detaylarını Killian bilmez. Onun tek derdi itibarı ve evidir. Evlilik sözleşmesini imzalar sonunda. Aynı evde yabancı kalmayı pek de başaramaz çiftimiz. Hayattaki amaçlarının arasına duygular karışınca çıkmaza girerler. Ve onlar için yol ayrımı başlar. Amaçların için duyguları örtmek mi yoksa aşk için her şeyden vazgeçmek mi? Aşırı güzel bir kitaptı. İyi ki okumuşum. Yetişkin içerikli sahneler için uyarı yapmadan geçmeyeyim. Eğer sıkıntı etmiyorsanız eminim çifti siz de seveceksiniz.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
çok seviyorum böyle soft anlatımları ben yaaaa (:
"...ve bir an için beni yoğun bir ifadeyle izleyen görüntüsüyle dikkatim dağıldı...öyle güzeldi ki..."
Sayfa 70 - Artemis
Alıntı
“+ Ülkedeki İslâmi hareket ne durumda? Malezya İslâmi hareketi neleri önceliyor ve halk genel olarak İslâmi hareket hakkında ne düşünüyor? - Malezya'da İslâmi hareket daha çok kısa adı (PAS) olan Malezya İslâm Partisi ile birlikte anılıyor. PAS bize geçmişteki Milli Görüş partilerinden Refah Partisi'ni çağrıştıran bir hareket... 13 eyaletten oluşan ülkede Malezya İslâm Partisi seçimle iktidara gelerek yönetime gelinen eyaletlerde İslâm hukukunu tatbik etmeye çalışıyor. Fakat PAS'ın hakim olduğu bölgelerde tatbik edilen İslâm hukuku son derece soft ve ılımlı bir şekilde uygulanıyor. PAS ayrıca Malezya'da yaşayan Müslümanları İslâmi siyasi bilinç etrafında biraraya getirmeye çalışıyor.”
Sayfa 137 - Doç. Dr. Serdar Demirel, Malezya, Eylül 2009.
Geçen yıla dek Yeonjae soft-robot araştırmacısı olmayı hayal ediyordu ama şimdi o hedef bile bulanıklaşmıştı. Neden istediğine, neyi amaçladığına dair bir cevap bulamıyordu. 'Robotları seviyorum ve getirisi de güzel, en yakın gerekçesiydiama bunu açıkça söylerse kara listeye girip daha baştan elenecekmiş gibi hissediyordu.
Alıntı
The golden shimmer of Edna's satin gown spread in rich folds on either side of her. There was a soft fall of lace encircling her shoulders. It was the color of her skin, without the glow, the myriad living tints that one may sometimes discover in vibrant flesh. There was something in her attitude, in her whole appearance when she leaned her head against the high-backed chair and spread her arms, which suggested the regal woman, the one who rules, who looks on, who stands alone. But as she sat there amid her guests, she felt the old ennui overtaking her; the hopelessness which so often assailed her, which came upon her like an obsession, like something extraneous, independent of volition. It was something which announced itself; a chill breath that seemed to issue from some vast cavern wherein discords waited. There came over her the acute longing which always summoned into her spiritual vision the pres-ence of the beloved one, overpowering her at once with a sense of the unattainable.