“…Atla suya,” dedim, atladı. Hiç yüzme bilmiyordu. Biz onu çıkarana kadar neredeyse boğuluyordu. Onu çekip sudan çıkardım diye bana öyle minnet duydu ki! Atla diyenin ben olduğumu hepten unutmuştu. İşte… onunla bir daha asla dalga geçmedim.”
“Bir tek şey biliyorum: Gürültü patırtı istemiyorum, karanlık olsun istiyorum. Bir yerlere gizleneyim diyorum. Bunu istiyorum işte, bunu arıyorum. Bunun ardından gideceğim, elimde değil.”