Bu insanlardan ne istediğim kendim için bile net değildi, sadece yalnız kalmaya ve kendi ateşimle kavrulmaya daha fazla dayanamayacaktım. Fakat bütün bakışlar beni yalayıp geçiyordu, kimse varlığımı hissetmek istemiyordu.
Fakat şimdi niçin böyle uğraşıp duruyorum? Niçin kendi kendimi aldatmaya çalışıyorum? Benim asıl mesut zamanlarım ne oldu? Niçin asıl o zamanlar resim üzerine resim çıkartmadım? Niçin her hafta foroğrafçıya uğramadık? Neden bugün buraya tek başıma geldim?
"Küçük, zavallı solucanlar, siz sadece korkudan titremesi ve yerlerde sürünmesini bilirsiniz. Korkunun çocukları olan sizlerdini de daima bir korku, titreme, şikayet ve sürekli bir şeyler dileme olarak algılıyorsunuz. Sizler ruhen de Tanrı'nın gerçek çocukları olsaydınız, kendiniz de hayatın yaratıcısı olur, yükselirdiniz. Şu an yaptığınız gibi yere kapanmaz, başınızı aşağı eğmezdiniz."
Hasta iken beni üzen şey canımın istediğini yapmamak değil, canımın bir şey istemez oluşudur. Keşke bir şey istese de yapsam: Hekimler zor durdurur beni. Sağken bütün kaygım da umutlu, istekli olmaktır. Uyuşuk, isteksiz olmak ne acıklı bir şeydir.