Solastalji, kişinin evinin ya da yaşadığı yerin fiziksel olarak yok olması sonucu hissettiği acıdır. Kişi, çevresinin eski halini özler; ama bu özlem geçmişe değil, hâlâ içinde yaşadığı fakat tanınmaz hale gelen bir yere yöneliktir. Nostaljiden farklı olarak solastalji, geçmişe romantik bir özlem değil, şimdinin kaybolmuş huzurudur. Homo sapiens tarihinde ilk kez insanlar kendi yaşam alanlarının anbean değişimine ve hatta kendi elleriyle tahribatına tanık oluyor ve bunun acısını derinden hissediyorlar.
Sayfa 6 - Glenn Albrecht tarafından bulunan solastalji; Latince "solacium" (rahatlık, teselli) ve "nostalgia" (özlem) kelimelerinin birleşiminden oluşan özel bir ekolojik acıyı tanımlıyor.·Kitabı okudu
Albrecht’in çıkarımlarına göre, aslında yaşanan şey, vadinin fiziksel bozulmasının, insanların orada yaşadığı avuntuyu baltalamasıydı. Ve bu nedenle, madenler yeşil alanları yavaş yavaş griye boyarken, Albrecht sakinlerin kapıldığı duyguya, yaşadıkları bu avuntu duygusunu kaybetmenin acısı olarak tanımlanabilecek –İngilizce’de avuntu anlamına gelen “solace” ve nostalji anlamına gelen “nostalgia” kelimelerinin birleşiminden oluşturduğu– “solastalji” adını verdi.
(...)
Solastalji kavramının doğayla ilişkimizde yeni bir sınırı işaretlediği ve tanıdık araziler tanınmaz hâle gelirken gün geçtikçe daha fazla sayıda insanın hissettiği tuhaf bir duygu karışımının tanımlaması olduğu düşüncesi geldi aklıma. İnsanların gezegeni değiştirdiğini hepimiz biliyoruz.
Ancak burada, bu yeni sözcükte, bu değişimlerin bizleri nasıl değiştirdiğine dair bir iz var.
Glenn Albrecht ve eşi Jill,
Hunter Vadisi’ndeki evlerinde. Glenn, kömür
madenlerinde büyük bir
artış yaşandığı dönemde bölge sakinlerinin içine
düştüğü duygusal karmaşayı tanımlamak için
2000’de “solastalji” sözcü-
ğünü oluşturdu. Bu sözcük,
doğadaki değişimler nedeniyle bir sevgi nesnesinin
yitirilmesini tanımlamanın
bir yolu olarak internet
aracılığıyla yayıldı.
Glenn Albrecht ve eşi Jill, Hunter Vadisi’ndeki evlerinde. Glenn, kömür madenlerinde büyük bir artış yaşandığı dönemde bölge sakinlerinin içine düştüğü duygusal karmaşayı tanımlamak için 2000’de “solastalji” sözcüğünü oluşturdu. Bu sözcük, doğadaki değişimler nedeniyle bir sevgi nesnesinin yitirilmesini tanımlamanın bir yolu olarak internet aracılığıyla yayıldı.