Şuna bir açıklık getirmek istiyorum; Hüzünlü şeyler paylaşmamız hüzünlü olduğumuz anlamına gelmez. Paylaştıklarımızı yaşamışız anlamına da gelmez. Edebiyatı çok geniş bir ülkeyiz. Şairlerimiz, sanatçılarımız derinliği çok yüksek eserler ortaya çıkarmış; bunları neden paylaşmayayım? Sonuç olarak gayet mutlu ve neşeliyim :)) Teşekkürler
Şöyle bir bakındım, size özel kısmında kürtçüler çoğunlukta. İlgilenmiyorum'a basıyorum, dinciler çıkıyor. Yine basıyorum, davar gibi güdülen solcular çıkıyor. Tutup birini sikecem illa.
Reklam
Baykal’ın kaset skandalıyla gidişi ve hemen ardından Kılıçdaroğlu’nun yerine gelmesi, iktidar tarafından "doğal bir değişim" değil, "planlı bir tasfiye" olarak yorumlandı. Kılıçdaroğlu'nun muhafazakâr seçmene hitap etmek için "Peygamber soyundan geliyorum" (Seyyid) vurgusunu kullanması, CHP'de bir "samimiyet krizi" yarattı. Bu, sadece bir imaj çalışması değil, aynı zamanda "kendi tabanından kopma" olarak da okundu. CHP’nin Kemalist laik seçmeninin bir kısmı bu hamleyi "kendini inkar" olarak görürken, muhafazakâr seçmen de zaten buna ikna olmadı; sonuç olarak iki tip seçmenin de güvenini tam olarak kazanamadı. Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına anayasaya aykırı olduğunu bilerek "evet" oyu vermesi, birçok kişi için "siyasi bir intihar" veya "iktidara teslimiyet" olarak tanımlandı. Bu karar, muhalefetin elindeki en önemli savunma mekanizmasını kendi eliyle teslim etmesiydi. Bu hamlenin stratejik bir hata mı, yoksa başka bir ajandanın parçası mı olduğu tartışması, "Kılıçdaroğlu'nun asıl ajandası neydi?" sorumuzu destekleyen en somut kanıtlardan biri. Parti yönetiminin belirli bir grup veya kimlik (Alevi) ekseninde şekillendirilmesi, CHP içindeki diğer kanatların (solcular, sosyal demokratlar...vb.) tamamen dışlanmasına ve partinin "tek sesli" ama "etkisiz" bir yapıya bürünmesine sebep oldu. Bu durum, partinin aslında bir "sosyal demokrat kitle partisi" olmaktan çıkıp, genel merkez kontrollü bir "kapalı devre sisteme" evrildiği iddiamızı güçlendiriyor. Bu bakış açısıyla bakıldığında, Kılıçdaroğlu sadece "seçim kaybeden bir lider" değil, "partinin genetiğiyle oynayan bir mühendis" gibi görünüyor.
Siyaset
Üç kocaman poşeti dolduran kitapları sokağın başında görünür bir yere bıraktım. Uzaktan izledim. Bir kadıncağız geldi. Kitapları görünce çok sevindi. Telefon etti. "Oğlum gel çok güzel kitaplar var yardım et eve götürelim" dedi. Sonra kimse yardıma gelmeyince kadıncağız elindeki alışveriş poşetlerine ağır kitap poşetlerini de ekleyip kitapların verdiği mutluluğun enerjisiyle hepsini taşıyıp evine götürdü. Çok ama çok mutlu oldum. Mutlu ettiğim için. Ve biliyorum ki kitaplarını paylaşacak ve okuyup okutturacak. 🪶🍀
O başkaymış bebekim, neden anlamıyorsun.!
Banu Avar * Konu #Türkiye ve #Türkler oldu mu, her şey başka.. Bizim gomonistlerle, solcular da öyle diyor.! O başka.! * Sizi gidi asimilasyon evlâtları sizi.! Çocukluk travmalarınız için, Mazhar Osman'a efenim.! Orası paklar.! * Nasıl bir kininiz varmış Türklere ve Türkiye'ye.. İbret olsun Türk Milletine.. Adalet, hakkaniyet, doğruluk, kardeşlik, eşitlik ayağına, Türkiye Haritası değişmeliymiş meğerim. * Burada bir hareket câizdir.! Gendü gendüme yaptım.! Alın gabul edin.! Yüzceğizinize (olmayan.!) * Başka toprak isteyen var mı.? Üzerine serpelim.. 😘 * @avar.banu #PatrickDeveciyan #Fransa #UlusDevlet #Kürt #Laz #Ermeni
Vatan
En Çok Onu Sevdim, Gamze Güller
En Çok Onu Sevdim Restorasyon, eskiyi bozmadan ayakta tutmak, sadece tarihi eserler için olmamalı bence. Kentlerin dönüşümü de eskiye sadık kalarak olmalı. Doğası, hatırası, neşesi kaybolmadan yenilenmek mümkün olmalı... Kitabı okuduktan sonra gerekli olanları başladım böyle sıralamaya. Tavsiye ederim. Küçük yalnızlıkların altında büyük yıkımların olduğunu anlatan bir kitap bence.
Reklam
Reklam