Bu hayatta çok mutlu olduğum şeylerden biri, çok güzel kitaplar okumak. Bu kitapla da bu mutluluğu iliklerime kadar yaşadım. Bütün vücudum ve ruhum kitaptan aldığım bu edebi zevk ile kuşandı. Tüm bu heyecan veren duyguları kitabına/kitaplarına yerleştiren yazar İhsan Oktay Anar’a çok teşekkür ediyorum.
Kitaptaki olaylar, Kostantiniyye’de kendi halinde yaşayan müzik erbabı neyzen Eflatun’u bekleyen bir dizi olaylar çerçevesinde gelişiyor. Kitabın baş karakterlerinden Eflatun ve kardeşi Davut’u bekleyen birtakım kehanetlerin sırrı, kitabın sonuna doğru açıklığa kavuşuyor. Kostantiniyye sokaklarında dolaşan bu sırra erişmek için harekete geçen yalnız Eflatun ve Davut değil. Bu sırrın ardına düşen birtakım kötücül güçler de var ve bu kötücül güçlerin bu sırra erişmek için çevirdiği entrikalar da kitaptaki esrarengiz olaylara dahil. Burada çok yüzeysel bahsettiğim kitabın konusu, oldukça derin anlamlara sahip ve anlattığımdan çok daha fazlasını içeriyor. Ne demek istediğimi kitabı okuyunca daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.
Ayrıca kitap çok zengin bir kitap ve yazarın kendisi de o kadar zengin bir donanıma sahip ki, bunları kitaplarında oluşturduğu o büyüleyici evrenlerde görebilirsiniz. Yazarın bu büyüleyici zenginliğinden nasibini alan bu kitap, temelde müzik ile beraber, tarih, din, astroloji, tıp gibi alanlardan da beslenerek zenginliğine zenginlik katmış.
Kitaba dair bir diğer zenginlikte, yazarın eşsiz kalemiyle dili ustalıkla kullanması. Öyle ki, kitabı okurken, Osmanlı döneminde geçen bu hikayede, yazarın o dönemde yaşayıpta günümüze gelmiş olmasından şüphelendim. Yazarın bu ustalığının sonucunda, ben de, okuyucu olarak kendimi Osmanlı’nın İstanbul’unda hissettim ve bu histe, benim için kitabın etkileyiciliğini arttıran bir unsurdu hiç kuşkusuz.
Kitabın
Bu hayatta çok mutlu olduğum şeylerden biri, çok güzel kitaplar okumak. Bu kitapla da bu mutluluğu iliklerime kadar yaşadım. Bütün vücudum ve ruhum kitaptan aldığım bu edebi zevk ile kuşandı. Tüm bu heyecan veren duyguları kitabına/kitaplarına yerleştiren yazar İhsan Oktay Anar’a çok teşekkür ediyorum.
Kitaptaki olaylar, Kostantiniyye’de kendi halinde yaşayan müzik erbabı neyzen Eflatun’u bekleyen bir dizi olaylar çerçevesinde gelişiyor. Kitabın baş karakterlerinden Eflatun ve kardeşi Davut’u bekleyen birtakım kehanetlerin sırrı, kitabın sonuna doğru açıklığa kavuşuyor. Kostantiniyye sokaklarında dolaşan bu sırra erişmek için harekete geçen yalnız Eflatun ve Davut değil. Bu sırrın ardına düşen birtakım kötücül güçler de var ve bu kötücül güçlerin bu sırra erişmek için çevirdiği entrikalar da kitaptaki esrarengiz olaylara dahil. Burada çok yüzeysel bahsettiğim kitabın konusu, oldukça derin anlamlara sahip ve anlattığımdan çok daha fazlasını içeriyor. Ne demek istediğimi kitabı okuyunca daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.
Ayrıca kitap çok zengin bir kitap ve yazarın kendisi de o kadar zengin bir donanıma sahip ki, bunları kitaplarında oluşturduğu o büyüleyici evrenlerde görebilirsiniz. Yazarın bu büyüleyici zenginliğinden nasibini alan bu kitap, temelde müzik ile beraber, tarih, din, astroloji, tıp gibi alanlardan da beslenerek zenginliğine zenginlik katmış.
Kitaba dair bir diğer zenginlikte, yazarın eşsiz kalemiyle dili ustalıkla kullanması. Öyle ki, kitabı okurken, Osmanlı döneminde geçen bu hikayede, yazarın o dönemde yaşayıpta günümüze gelmiş olmasından şüphelendim. Yazarın bu ustalığının sonucunda, ben de, okuyucu olarak kendimi Osmanlı’nın İstanbul’unda hissettim ve bu histe, benim için kitabın etkileyiciliğini arttıran bir unsurdu hiç kuşkusuz.
Kitabın
Bu hayatta çok mutlu olduğum şeylerden biri, çok güzel kitaplar okumak. Bu kitapla da bu mutluluğu iliklerime kadar yaşadım. Bütün vücudum ve ruhum kitaptan aldığım bu edebi zevk ile kuşandı. Tüm bu heyecan veren duyguları kitabına/kitaplarına yerleştiren yazar İhsan Oktay Anar’a çok teşekkür ediyorum.
Kitaptaki olaylar, Kostantiniyye’de kendi halinde yaşayan müzik erbabı neyzen Eflatun’u bekleyen bir dizi olaylar çerçevesinde gelişiyor. Kitabın baş karakterlerinden Eflatun ve kardeşi Davut’u bekleyen birtakım kehanetlerin sırrı, kitabın sonuna doğru açıklığa kavuşuyor. Kostantiniyye sokaklarında dolaşan bu sırra erişmek için harekete geçen yalnız Eflatun ve Davut değil. Bu sırrın ardına düşen birtakım kötücül güçler de var ve bu kötücül güçlerin bu sırra erişmek için çevirdiği entrikalar da kitaptaki esrarengiz olaylara dahil. Burada çok yüzeysel bahsettiğim kitabın konusu, oldukça derin anlamlara sahip ve anlattığımdan çok daha fazlasını içeriyor. Ne demek istediğimi kitabı okuyunca daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.
Ayrıca kitap çok zengin bir kitap ve yazarın kendisi de o kadar zengin bir donanıma sahip ki, bunları kitaplarında oluşturduğu o büyüleyici evrenlerde görebilirsiniz. Yazarın bu büyüleyici zenginliğinden nasibini alan bu kitap, temelde müzik ile beraber, tarih, din, astroloji, tıp gibi alanlardan da beslenerek zenginliğine zenginlik katmış.
Kitaba dair bir diğer zenginlikte, yazarın eşsiz kalemiyle dili ustalıkla kullanması. Öyle ki, kitabı okurken, Osmanlı döneminde geçen bu hikayede, yazarın o dönemde yaşayıpta günümüze gelmiş olmasından şüphelendim. Yazarın bu ustalığının sonucunda, ben de, okuyucu olarak kendimi Osmanlı’nın İstanbul’unda hissettim ve bu histe, benim için kitabın etkileyiciliğini arttıran bir unsurdu hiç kuşkusuz.
Kitabın